FATİH ŞAHİN'LE PERİLİ ŞİİRLER

Posts tagged ‘sen’

DÜŞ İŞTE

üzülme diye bütün şiirlerimi
boğazlayıp bu gece
bir karanlığa gömdüm
şafak uzaktı
sen uzaktın
ben yorgun
sen yorgun
uykuyu gömüp bir düşe
sana geldim

sonra ay tutuldu
sen ağrıyan yanlarına
bir tutam yalnızlık sürdün
sağ yanında ayrılık sancısı
sol yanın bensiz
uyusan
uyusam
uyusak
sabahlasak bir aşkın kıyısında

uyanma diye
kıpırdamasam
başın omzumda
saçların tel tel
ay düşse
kurtulup karanlıktan
yüzüne

sana bir şiir yazsam
ellerini tutsam
düş işte

ŞAHBEYİT
FATİH ŞAHİN IŞIK

GÖLGE

ben ne vakit yola düşsem
kar düşerdi
ne vakit gözlerine baksam
sis basardı şehri

ne vakit tutsam ellerinden
aynı sokağın başında
aynı adımlarla
uzardı gölgen

ne vakit sana gelsem
yağmur yağardı şehre
aynı karanlığa yenik düşerdim
aynı kaldırım taşında gözyaşım
sen giderdin
ben giderdim

şimdi sana gelen yollarda
kayboldum…

ŞAHBEYİT
FATİH ŞAHİN IŞIK

BEN SENİ SEVDİĞİMDE

ben seni sevdiğimde
mevsim sonbahardı
henüz inmişti dallara
henüz sararmıştı yaprak
yüzünde yazdan kalma bir gülümseme
gözlerin baharın öbür adı

ben seni sevdiğimde
hiç bir şiir düşmemişti dilime
hiç bir türkü böyle acıtmamıştı içimi
sen benden habersiz
kaç mevsim tükettin
kaç sonbahar geçti bu sevdanın üstünden
ben kaç kez kış yaşadım
sensiz bir sokağı adımlarken

ben seni sevdiğimde
sen bensiz bir gecede
yıldızlara dilek tuttun
şiirlere ses oldun
türküde mızrap

ben seni sevdiğimde
mevsim sonbahardı
sen benden habersiz

ARALIK

neden kimse şiir yazmaz aralık’ta
kışsa kış
ayazsa ayaz…

kar da yağmaz oldu
koyu bir duman çökğüyor şehre
son kalan yaprakları da tükenmek üzere
takvimlerin
sen de yoksun
sahi
ne kadar mutluluk
mutlu eder insanı
avuç içi kadar mı

şimdi durmaksızın
bir sensizlik dolanıyor içimde
sen yoksun
hiç bir takvime sığamaz oldum
aralıksa aralık
kışsa kış
ayazsa ayaz

seni çok özledim
bu takvim de tükenmek üzere
daha kaç takvim tüketir bu ayrılık
kaç aralıkta son bulur
kaçıncı aralık tüketir
kanıyorum durmadan

aralıksa aralık
ayazsa ayaz
neden kimse şiir yazmaz aralıkta

ŞAHBEYİT
FATİH ŞAHİN IŞIK

GERİDE KALAN

[mp3player width=300 height=60 config=fmp_jw_widget_config.xml file=http://www.sairturk.com/userfiles/pmp3/270/b756215dcac747c4b6b9f32ce2107af4.mp3]

kalakaldım
gecenin kör yanında…
sonra elleri değdi
gözyaşlarıma bir şiirin,
boğazım düğüm düğüm
kırıldı aynalar,
çalkalandı sessizlik
sonra bir deniz köpürdü
sen gittin
birden…
aniden…

kalakaldım
ardından bakamadım
sonra sensizlik geldi
devrilip üstüme
gitme diyemedim
kal diyemedim
sonra resmin soldu
sen gittin
birden…
aniden…

kalakaldım
hep böyle mi olacak…
böyle yarım…

FATİH ŞAHİN IŞIK
ŞAHBEYİT

 

DÜŞ

yabancısıyım
yar koynunda bir sevdanın

şimdi boğazımda düğüm düğüm
duaya durur dilimde adın
gecenin soğuk teni dolanırken
gözlerinsiz bir düşe düşerim
üşür ellerim…

sen her gece
vakitsiz bir kasım ayazı gibi
düşüyorsun içime
tuz basıyorum kanayan yarama her gece
ve ben her gece
gözlerine değmeden gözlerim
sensiz bir güne daha kuşanıyorum sevdayı

yabancısıyım
yar koynunda bir sevdanın

sensizdim
tek lüksümdü senli bir düşe düşebilmek.

ŞAHBEYİT
FATİH ŞAHİN IŞIK

DÖN

SEN SUSUYORSUN YA
Sen susuyorsun ya;
Çocuklar da susuyor.
Bir bıçak gibi kesiliyor gülüşleri.
Bir kuş düşüyor gökten,
Kanadında dünden kalma ümitleri.

Sen susuyorsun ya;
Şimdi soluksuz, tarifsiz kalıyor,
Aşk uğruna edilmiş, meşk duaları.
Bir yıldız kayıyor gökten,
Kuyruğunda kadim Dünya’nın sırları.

Sen susuyorsun ya;
Yer-Gök yerinden oynuyor.
Değişiyor tüm denklemleri.
Güneş kaybediyor görkemini,
Gerisinde koca bir Hiçlik.

ibrahim halil şimşek

DÖN
Yakamozun hükmü şafak sökene kadar
Gel-gitlere boğulmadan denizimiz dön
Çöller kaç mecnunun ömrüyle kanar
Gözlerim seraba aldanmadan dön

Gül dahi bülbülün yüklenmiyor sabrına
Yıldızlar diklenmiyor güneşlerin şavkına
Seni bana yar kılan sahibimin aşkına
Şaşkına dönmeden takvimlerim dön

Kader kaç sabaha buluşturur gecemi
Akıl kaç gün daha teskin eder kalbimi
Bıraktığın hasretin tâlân edip gövdemi
Kuru dala çevirip kırılmadan dön

Ahengine düştüysen başka bir manzaranın
Neresinden dönersen kârıdır zararının
Kem gözlerin şerrinden kurtulup nazarının
Kabulü ol duamın bismillah de dön

Taş bildiğim sabrım yenilmeden telaşa
Kaç aşık benim gibi anılır ki aşkıyla
Emir değil buyruk değil bu haşa
Ricasıdır kalbimin kırılmadan dön

Kelimeler seni taşımaktan yorulup
Üç noktalar dağılıp tek noktada buluşup
Ünlem işaretleri sevgime önlem olup
Geçmiş zamanlarımın öznesi olmadan dön

Hece hece yerleş pelesenk ol dilime
Sancıların mesken edilmeden kalbime
Hekimleri çaresiz bırakıpta derdime
Hâkimlere kalemini kırdırmadan dön

Uzattığım elimi boş çevirme bağrıma
Bir an yerimde ol da feryadedip bağırma
Yangınına düşürüp hasretinin çölünün
Beni mecnun etmeden Leylam ol dön

Etiket Bulutu