FATİH ŞAHİN'LE PERİLİ ŞİİRLER

Posts tagged ‘Kutlu’

BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Sevdiklerinizle nice mutlu bayramlara….

TÜRK’ TEN TANRIYA ELÇİ

“ELÇİBEY’E”

Yüce Tanrı,Türk’ü artık arada koymayacak
Bir fark vermiş ve bu farkı geçmişe saymayacak
İki başlı söz olacak,hiçbir baş caymayacak
Yollayan bey,gidilen bey,ve de giden elçi bey
Türklük için Tanrımıza elçi gitti Elçibey
Bey,milletin baki kalsın
Yolun,bahtın açık olsun
Ardınsıra gelen erler,
Beyler,seni beyce bulsun

Dediler ki,bir göç oldu,dağlarca sustum durdum
Bir çift kızıl karanfili bağrıma bastım durdum
Kuş kaçırmaz kementleri boynuma astım,durdum
Ağ yeleli bir at ile göğe çattı Elçibey
Türkler için gök Tanrı’ya elçi gitti Elçibey
Beyim gider,kırk atlıdır
Atlar altın kanatlıdır
Heybesinde gözyaşı var
Beyimin yükü kutludur

Dedim beyim,aman beyim,yüreği koca beyim
Başı dağlar gibi kırçıl,dağlardan yüce beyim
Dün,aşikar;yarın,mechul;ya bu hal nice beyim?
Bir tek Tanrı bilir dedi,yolu tuttu Elçibey
Türkler için Tanrı’mıza elçi gitti Elçibey
Beyim dağlardan geçecek
Kutlu sulardan içecek
Açlar ekmek dilenende
Kandan bir sofra açacak

O,Tanrı’ya balaların derdini anlatacak
Kırkbir parçaya bölünen yurdunu anlatacak
Şu dünyanın namerdini,merdini anlatacak
Ölümlerle ölmeyecek bir yiğitti Elçibey
Türklük için gök Tanrı’ya elçi gitti Elçibey
Bir ak uçmak,kara haber
Kırk Bakü’yü altüst eder
Yas mı tutsam,toy mu etsem
Bey,Tanrı’ya elçi gider

Kapkaranlık bir gecede üç parça ay doğanda
Göğün bütün yıldızları yeryüzüne ağanda
Bütün acun darlanarak bir yüreğe sığanda
Bir susuşla obalara veda etti Elçibey
Türklük için gök Tanrı’ya elçi gitti Elçibey
Beyimin başında börkü
Dilinde Türkçe bir türkü
Erkeklerin ürkeklerden
Veda vakti çıkar farkı

Bir millet ki,sevenini nazdan bıktırır oldu
Bir millet ki,sevenini yere baktırır oldu
Ve bir millet,aşığını dara çektirir oldu
Sevdiğini ne terketti,ne unuttu Elçibey
Türkler için gök Tanrı’ya elçi gitti Elçibey
Beyimin hançeri gümüş
Ne kın görmüş,ne gün görmüş
Şimdi hançeri belinde
Namluya ömrünü sürmüş

Şehit yurdu,benim yurdum,ben de Karabağlı’yam
Kaderini kanla yazan bir milletin oğluyam
Lakin,neçe şehit verem,neçe kara bağlıyam?
Bir fermana ömrü üzre imza attı Elçibey
Türklük için gök Tanrı’ya elçi gitti Elçibey
Bu vedayı kanla yazın
Telini kırın kopuzun
Karabağ’dan gül derleyin
Beyimin yolu çok uzun

Sual ettim,beyim dedim,kavaktan da yay olur mu?
Bu devran ne yaman devran,çingeneden bey olur mu?
Bu devrana uyanların,soyu asil soy olur mu?
Ne,devir bu devir dedi,ne sabretti Elçibey
Türklük için Tanrımıza elçi gitti Elçibey
Atının nalları çelik
Yeleleri belik-belik
Yorulanda,yağmur yağar
Göğün kırkbir yeri delik

Bu ateş de yüzbin çerağ yakmazsa yazık bize
Bir el burca tek bayrağı çekmezse yazık bize
Bu milletten bir tek Hakan çıkmazsa yazık bize
Türk’ün ömrü bir gün değil,doğdu,battı Elçibey
Türkler için gök Tanrı’ya elçi gitti Elçibey
Beyim,halımızı söyle
İki yolumuzu söyle
Bir el atsak,bin umutla
Düşen dalımızı söyle
Şu bozulan töremizi
Ve de ilimizi söyle
Yatak odamıza giren
Dünkü kulumuzu söyle
Yirmisinde saçlarını
Yolan dulumuzu söyle
Örselenmiş kanadımız
Kırık kolumuzu söyle
Bir çözülmez zincir ile
Bağlı dilimizi söyle

TURAN DUASI

– Atsız Ata’ya İthafen-

Seni,acundan yüce tek var saymışım Tanrı’m
Göğe değen başımı,yere eğmişim Tanrı’m
Ve gönlümde yanına çiçek koymuşum Tanrı’m
Bu sevgiyi sen verdin,bu da benim nazımdır
Korkak kullarca değil,erkekçe niyazımdır
Ey Tanrı’m,yüce Tanrı’m
Kat,gücü güce Tanrı’m
Bölük bölük bölündük
Sonumuz nice Tanrı’m

Sensin derdi yaratan,derman olan,yine sen
Sensin Türk’ü yaratan,ayrı kılan,yine sen
Yüce dağlar birleşir,eğer ki sen “ol” desen
Dilersen kes hakkımı,ekmeğimden,suyumdan
Bu birlik,varlık demek,esirgeme soyumdan
Kapına durdum Tanrı’m
Yere diz vurdum Tanrı’m
Çek şu kızıl perdeyi,
Bir olsun yurdum Tanrı’m

Tanrı’m,şerefim için,namusum,dinim için
Şerefsize bilenen şerefli kinim için
“Ben” dedim ya,andolsun,sanma ki benim için
Ahlaksız çarklar için,saklanmaz farklar için
Şu çakal insancıklar,şu Bozkurt Türkler için
Açtım elimi Tanrı’m
Çözdüm dilimi Tanrı’m
Kabul et bu duamı
Arz-ı halimi Tanrı’m

Bir gece,ağlar gibi,kurtlar uludu dağdan
Gözlerime kan değdi,dokuz yaralı tuğdan
Bir türkü,bir de ağıt kopardım eski çağdan
Türküm umudum olsun,ağıdım yaram olsun
Türküsüz ve ağıtsız gün bana haram olsun
Bu acı beter Tanrı’m
Sanmam ki biter Tanrı’m
Belki benden artar da,
Neslime yeter Tanrı’m

Bizi zulme bileyen bu kutlu güç senindir
Haklı ve yiğit kılan şerefli taç senindir
Türk olmaksa suçumuz,bu soylu suç senindir
Sanma ki bu sorgudur,sen Tanrı’sın,ben kulum
Sen sabırda zenginsin,bense işte yoksulum
Dört yanım soru,Tanrı’m
Hepsi en zoru Tanrı’m
Soruların zorundan,
Soyumu koru Tanrı’m

Sen Tanrı değil misin,adını yargılatma
Sana Tanrı deyince,dinimi sorgulatma
Ya adam et bunları,ya beraber yaşatma
Kanı bozuk olanlar,”Türk’üm” diyemesinler
Ve Türk’ün dik başını yere eğemesinler
Gökçek Tanrı’m,gök Tanrı’m
Sevgisi büyük Tanrı’m
İti kurda baş kılma
Bu ne ağır yük Tanrı’m?

Şimdi beni ezenler,demek soyumu bilmez
Bozgunun ardındaki mutlak toyumu bilmez
Demek,beni bilir de,deli huyumu bilmez
Çin’de kırkbir çeriyle ihtilal yapan kimdi?
Peki,o uslanmaz kan hangi bedende şimdi?
Şükür ki,bende,Tanrı’m
“Niçin”i sende,Tanrı’m
Bugünü de kutlu kıl
Gözlerim dünde Tanrı’m

Türkiye benim yurdum,canım kurban bu yurda
Fakat,bir dağ az gelir,mayası hür Bozkurda
Kıralım şu zinciri,artık ferman buyur da
Sınırları bozalım,yeni baştan çizelim
Kendi toprağımızda hesapsızca gezelim
Bir ferman buyur Tanrı’m
Dünyaya duyur Tanrı’m
Türk’ü Türk’e kavuştur,
Var,beni ayır Tanrı’m
Çünkü,o gün her ölen,
Sadece uyur Tanrı’m…

KUTLU İHTİLALLERE

Muhammed Salih’e-

Onurlu adamların kavgası böyle olur
Yer dilsiz,gök sağır,
Dünya aşkı susmakta…
Bir bozkır,bir kurak,
Dağ başında yapayalnız bir alıç
Ve bir erkek adam,
Elleri yumruk,yüreği şiir,
Onuru yalınkılıç…
ULU BOZKURT,ULU
BAKMA HALLERE
ULU HALKI UYANDIR
KUTLU İHTİLALLERE
KUTLU İHTİLALLERE!…

Bu halk senin,bu halk benim
Çeksinler ellerini halkımın yakasından
Mahşere kalmasın zulmün hesabı
Bu hak senin,bu hak benim.
Pamuk tarlalarında yüreği kavrulanlar,
Aç olmasın,muhtaç olmasın
Ve beğlerin elinde artık kırbaç olmasın
Eğilsin gökler,
Dağılsın düzen!
DOĞRUL Kİ,BU BAYRAK
DÜŞMESİN YERE
DOĞRUL ŞAFAKLARA
KUTLU İHTİLALLERE
KUTLU İHTİLALLERE!…

Her zulüm,her sürgün,
Doğru adamı bulur
Cüceler sevilir de,
Devlerden korkulur
Bu,kutlu bir çiledir,
Gam yok,tasa yok
Şu yıkılası alemde,
Firavunsuz Musa yok!…

Bir Asya türküsü yarımdır daha
Bir bozkır kavgası ertelenmiştir
Bir namlu doğrulmamıştır daha,
Namussuz hedeflere
Bir namlu,”gez,çekik göz,arpacık”…
Şimdi,adımızdır yedi düvelden sorulan
Kolumuzdur,kelepçeye vurulan
Lakin,henüz kanımız değildir bayraklara gerilen…
YÜRÜ BOZKURT,
NAMIN DÜŞSÜN DİLLERE
YÜRÜ KAVGALARA
KAVGALARA
KUTLU İHTİLALLERE
KUTLU İHTİLALLERE!…

Etiket Bulutu