FATİH ŞAHİN'LE PERİLİ ŞİİRLER

Posts tagged ‘Hep’

MEMEDALİ’ NİN TÜRKÜSÜ

Beydağı’nın başı karlı
Başım dağlardan efkârlı
Mahpusa düştüm düşeli
Dert çekerim türlü türlü

Asın bu türküleri gardaş
mısra mısra asın.
Ya da beni,lime lime,
yalnız urganlar ağlasın…

Ben köy çocuğuyum gardaş
Anam bilmez gerçi köylü olduğunu
Ben bilirim, herkes bilir, o bilmez
Anam, yokluğunu saklamıştır yazmasının altına
Bir oğul yollamıştır yirmisinde mahpusa
kara bakışlı fidan gibi, cevval
Kim bilir, kaç kez turnalar gelmiştir de anamın düşlerine,
Bilir (mi) ki, Memedali gelmez?…

Malatya’da anam ağlar
Feryadını tutar dağlar
Zencir olsa koparırdım
Beni kara bahtım bağlar

Anlamadılar bizi gardaş
Yoksul, babasız köy çocuklarının
yani yitik çocukların
Her gece düşünde bir kırmızı şeker,
bir külah dondurma gördüğünü
yada bir bisiklet, telli duvaklı…
Bilmediler, anamın ağrıları olduğunu
Ve benim kaç gece yorganı başıma çekip,
sabahlara kadar çaresiz ağladığımı
Velhasıl bilmediler
çocuklar şeker alsınlar diye,
ekmeksiz, babamsız,
ve ağrılar içindeki
anamı bile terk ettiğimi…

Malatya’ya güneş doğar
Yüreğime karlar yağar
Ana, gardaş, köy hasreti
Bir yüreğe nasıl sığar

Beni, kendi kurşunumla vurdular gardaş
öyküm paramparça
Beni, çok yüzlü şahitlere sordular
Biliyorum, kendi tasvirini yapamaz
talan olmuş ömürler,
dağılan ordular…
İşte, deli adamların kaderidir bu,
Deli adamların deliliğidir
hep tenhalarda kalırlar
Ve, bir ömür satıp yok pahasına
bir efsane alırlar…
Bu delilik kimin harcıydı gardaş
Ben ömrümü bedel koydum
şikayetim yok
Lakin, bu borç kimin borcuydu gardaş?!..

Reklamlar

AYNA VE OZAN

AYNA VE OZAN

-Toprağa gül düşüyor, hazanda parça parça
Eksilen bir şeyler var , düzende parça parça
Yitik bir zaman üzre çevrildi bak dizginler,
Yalnız hatıran kaldı, Ozan’da parça parça

-Ölümü unut Ozan. Çek dizginleri, kanasın
parmakların.Çünkü ölüm kıyısında fazla dolaştırmaz
insanı. Ya fırlatıp atar hayatın ortasına, yada kollarına alır,
lanet ederek. Kansız ölme Ozan. Kan içinde yaşa.
Çek dizginleri, kanasın parmakların.

-Ki, Ozan’ın gülleri kırıldı birer birer
Ve yaylar üzerine gerildi birer birer
Artık türküsü sustu, perdeler kan içinde
Sazının yedi teli kırıldı birer birer

-Yalnızlığı unut Ozan. Çünkü bir başka ölümdür
yalnızlık. Her saniye tükeniştir. Şiirlerin karışır.
Sen bile bilmezsin ne yazdığını. Çelişkilerinle yücelmesen
de olur. Bir tek doğrunla küçük kal. Hayatın eteğinden tut.
Yalnızlığı unut Ozan. Çünkü bir başka ölümdür yalnızlık…

-Ozan türkülerini dağladı usul usul
Dizginleri eline bağladı usul usul
Ölüme giden yola sırtını döndü ama
“Ben hep kaybettim” dedi, ağladı usul usul…

MASAL

Sonra bir masal söylendibu şehrin sokaklarında hep
bir periye dair…

ve ağustostu
sen gittiğinde bu masaldan
önce yıldızlar kaydı birer birer
sonra bir poyrazda üşüdü
yeşili çimenlerin…
ve karanlığa inat türküler söylendi…
bir tepeden bakıp şehre
hüzünlü şiirler söyledi şairler…
sen yoktun sonra
kanadı içimiz..

bir nefeslik yaşamak kaldı bize
tutsak da bir… tutmasak da

ve lüzumsuz bir gölge düştü
şehrin sokaklarına senden sonra
ne vakit seni düşünsek..
tavşan kanı çay kokardı yalnızlık
sana üryandı ruhumuz
sana soyundu tenimiz…
sıra sıra günah….
….
ve üşüdü sevda
bir ağustosun kollarında bu şehirde
hadi…
gel…
ateşinle ısıt bizi…
yüreğimizi…
titrek dudaklarımızda tuzlansın
yalnızlığın türküsü…
çırılçıplak bir karanlığa sarılıp
saklasın bizi bu sevda….
….
kendine zindan bir sevdanın
tutsağıyım şimdi…

sonra bir masal söylendi
bu şehrin sokaklarında hep
bir periye dair…

şahbeyitfatih şahin ışık

GERİDE KALAN

pencereden bakmalıyımhavasız kaldım…
avaz avaz bağırmalıyım
orta yerine gecenin
gitmeyecektin…

seni bir yıldıza şikayet ettim dün gece
koydu da gitti dedim…
seni bir şiire şikayet ettim dün gece
ansızın dedim…
gitmeyecektin…

bir sigara yakmalıyım
sensiz kaldım…
karanlıktı gece
yalnız kaldım…

olsun..
hep sen mi kalacaktın…
ne zormuş…

duydun mu…?
sahi uyudun mu …?

BİRAZ DA SEN DÜŞÜN



BİRAZ DA SEN DÜŞÜN
biraz da sen düşün
söyledim işte
saklım gizlim kalmadı
döktüm yüreğimi ortaya
ne varsa aşka dair
ne varsa senden yana…

biraz da sen düşün
hep bana mı uzar geceler
hep bana mı uzak sabahlar
ve hep ben mi bir başınayım
bı sokaklarda…

biraz da sen düşün
bir ben mi yazacağım
yarım kalan her şiiri
kırıp kalemleri..
bir benim mi sazım ağlayacak
türkü türkü…

biraz da sen düşün…
söyledim işte…
seni seviyorum..
var mı ötesi….

FATİH ŞAHİN IŞIK
ŞAHBEYİT

CEVAP



CEVAP
şimdi kasım soğuklarında yüreğim
öyle yalnızım
ve öyle sensizim ki…
ne vakit değse kağıda kalem
hep adınla başlıyorum
bu şiire…
kafiyesi sen… ölçüsü sen…

“bu hasret bitmeyecek mi ?” dedi
bu gün bir dost…
söyleyemedim…
oysa
dilimin ucundaydı adın…

FATİH ŞAHİN IŞIK
ŞAHBEYİT

SEN GİDİYORDUN


SEN GİDİYORDUN


kırkikindi yağmurları yağıyordu

sen giderken ..

bu şehrin sokaklarında

ağlayan bir çocuğun gözyaşları oluyordu

ayak izlerin

sen gidiyordun

bilmediğin şiirler bırakıp ardında

sana dair… gözlerine dair…

ve bir yüreği yetim bırakıp

bir şairi boynu bükük bırakıp

sen gidiyordun..

….

sen gidiyordun ben susuyordum

dilim sevdama kelepçe

aklımın alacası seni söylüyordu

yüreğim hep suslarda

sen gidiyordun

kokunu bırakıp habersiz

gözümde gözün

içimde sızın

üşüyordum…

sensiz şiirlrim üşüyordu

ve sen bilmiyordun

gidiyordun

fatih şahin ışık

/kalin ]

Etiket Bulutu