FATİH ŞAHİN'LE PERİLİ ŞİİRLER

Posts tagged ‘Hal’

ÜÇ DAL GÜL’ E ARZI-HAL

Bu mevsim de gelmedin ya, yoruldum
Her mızrapta kanıyor ezgilerim
Üç dal gülüm, ele düştüm , kırıldım
Mevsimden mevsime taştı kederim

Penceremde her gece bir karanfil
Düşlerimde ıslak yeleli bir tay
Bu bekleyiş hayra alâmet değil
Artık beni hayal içre yitik say

Bu yağmurlar düşlerimden çıkmadan
Bir gök kuşun nefesiyle savrul gel
Korku geçit vermez, cânı yakmadan
Derviş gibi acılarla kavrul gel

Vakit şimdi telâşlı bir akşâmdır
Şehzadeler hüzün üzre yürüyor
Belki de bu demlenen son ilhamdır
Ellerimde gümüş tüyler eriyor

Sen firari sevdam, kaçak umudum!
Ötelerde daha özgür değilsin
Üç dal gülüm, bense dalda kurudum
Gel de iklimime güneş eğilsin.

Yollarına dökülürken türküler
Bildiğin tüm şiirleri unut gel
Yüreğimde sürülmeden sürgüler
Gururunu gurbet elde uyut gel

Sabahlarım, sabâ yada sûzinâk
Salkım söğüt alevden suya değer
Yüreğime çöker kalır iştiyak
Nâra yanmak, sensiz kalmakmış meğer

Kaç yağmurla haber saldım gel diye
Yağmurlarla damla damla süzül gel
Üç dal gülüm, bende adın gül diye
Her kervanla gül gönderdim, üzül gel

Ben yanmadan rüzgar vurmuş, sönmüşüm
Yokluğunla eksik kaldı her şeyim
Her dergahın kapısından dönmüşüm
Bir kısık ses, bir kırık ney, neyleyim

Sen ki ufkumdaki üç dal gülümsün
Bağrımdaki sızı kadar benimsin
Kapalı avcumda yasak ölümsün
Alnımdaki yazı kadar benimsin.
Alnımdaki yazı kadar benimsin…

Reklamlar

BİR TÜRK’ ÜN HAL BEYANI

Bir bıçak değmiş gibi,bölünmüş düşlerimiz,
Gayrı iflah olmayız…
Sen bir yerde,ben bir darda
Eski bir vatan kadar uzağız işte,
Destanlar kadar yakın
Uzat ellerini canım,
Yarama dokun…

Bir yara ki,tenhalarda,
Ancak bana yakışır
Kimse bilmez,suskun bir gül,ölümcül
İşte,yaralarımla,
Asi bakışlarımla,
Bu en yalnız an’ımla,
Saçlarımda kanımla,
Bir Göktürk obasından çıkıp gelmişim,
Seni bulmuşum,amaan aman!…

Belki böyle sevmemeli bir insan,
Sevmemeli bu zamanda,böyle ölümüne,erkekçesine
Bir kartal olmamalı ömrün doruklarında,
Böyle kanadı kırık,zemheride çırılçıplak…
Gel de bu vahşi yanını,
Bu en asil yanını,
Kolaysa bırak canım,
Kolaysa bırak…

Anam,topraklı elleriyle okşarmış saçlarımı
Öyle sert,öyle bozkır yalnızlığıyla
Hiç deniz görmemiş kara gününde
Anam,bir dağ köyünde şimdi
Tesbihiyle hasret çeker,gün çeker
Bir oğul yoksa başucunda,oy canım,
Analar derdini kimlere döker…

Ve bir kış gecesinde terkettim anamı
Herşeyimi terkettim,afyonlu bir millet için
Allah şahidim ki,hiç yalan söylemedim,
Namus dedim,şeref dedim,hak dedim
Ve desem ki,ey milletim,
“Can verdim,kardeş verdim,
Onbir yıl zindanda yattım,
Neden ellerin yakamda,
Hata mı ettim ulan,
Hata mı ettim?!…

İşte böyle zaman zaman,
Kınıyor olsa da dört bir yandan dost-düşman,
Sevdiğine kızıyor işte insan
Bilseler,bu ateşten gömlek olmayaydı,
Ölmek kolaydı canım,
Ölmek kolaydı…

Oy canım,yorgun yanım
Derdim binbir olanda,
Bağrıma kan dolanda,
Bir türkü asılır dudaklarıma:
Şu urganlar yağlı mıdır?
Urgan boyna bağlı mıdır?
Vallah dayanmaz urganlar
Oğlan,Oğuz oğlu mudur?…

Tek tabanca daldım işte hayata
Tek tabanca,kavgaya
Merhaba umut,merhaba aşk
Kurşun-kurşun,çiçek çiçek merhaba
Ve köle artığı beğler,
Ve bozkırın suskun çocukları,
Ve ikiyüzlü dünya,merhaba
Şu kanayan yaraya bak,
Şu buğulu bakışa..
Herşeye rağmen umuda,sapına kadar umuda…
İşte,yemin olsun kitaba
Yemin olsun töreye
Bu bir doğruluş,canım,
Duyur yedi yöreye!…

Etiket Bulutu