FATİH ŞAHİN'LE PERİLİ ŞİİRLER

Posts tagged ‘Bile’

Şimdi Gidiyorsun

şimdi gidiyorsun
git
oysa senden tek bir damla istemiştim
sana kocaman bir deniz sunmak için
şimdi gidiyorsun
git

ne zaman başladı bu hikaye
anımsamak zor
gençtim
hazırda fırtınalarım vardı dört nala sevdalarım
komazdı öyle üç-beş nöbetleri
geceler içimi acıtmazdı böyle

bir insan bu kadar eksilebilir mi

hatırlarsan sesine uyku kaçmış bir adamvardı
bu şehrin biryerlerinde
düşler ormanının gece bekçisi derdin sen ona
gözlerinde gizledi o seni sen bilmedin
o adam bendim unuttun mu
bak sevdiğin adam gülmeyi bile unuttu
seni unutamadı

işin kolayına kaçmadım
uğruna ölmedim yani
uğruna ölünecek sandığım biri için yaşadım hep
sen bunu da bilmedin
ben bir bakışına bin anlam yükledim
sen aşka kestirmeden gittin
bir hayatın özetini bırakıp avuçlarıma
şimdi gidiyorsun
git
bana karanlığın ne demek olduğunu öğretmeden
bütün ışıklarımı söndürüyorsun

bu cehennem cinayetlerini işliyorsun
sonra bunlara intihar süsü veriyorsun
yazıklar olsun yazıklar olsun
susuyorsun susuyorum susayacaklarım bitmiyor
hani sen sevdiğini
yarı yolda bırakacak kadar yüreksiz değildin
düşmemeyi öğretecektin nerdesin nerdesin

uzun lafın kısası yoktur
anlatacağım çok şey var
hoyrat bir rüzgar gibi geldin
aklımı hayatımı dağıttın
şimdi gidiyorsun
git

daha ayrılığa bile çarpmadan
aşk bize döndü
bir yılan gibi soktun koynuma kimsesiz geceleri
artık ölüm sana dokunamamaktan kötü değil
ama sana dokunmak da yasak bana
göz çukurlarımdaki karanlık bunu anlatır
sen var ya sen
allah kahretsin

yani şimdi
gözleri sana benzeyen bir kızım olmayacak mı
yani şimdi başkaları mı sevecek seni
ben saçlarını okşadığım zaman
ellerin öksüz kalırdı
şimdi gidiyorsun git
Kahraman Tazeoğlu

YASEMEN

Yaralı akşamlardan çıkıp gelmiştim
Ben bütün akşamlardan çıkıp gelmiştim
Belki seni böyle bulmamalıydım
Öyle kalmalıydı belki akşamlar
Yitik bir masal gibi,
Seni gözlerimde bulmamalıydım
Sonra ellerini tanıyordum, incecik
Sonra, kırılgan gözlerini
Susup, yüreğime süzüyordun
Yüreğim diyorum,
Yüreğim, YASEMEN
Ben hep kordan güllere tutunurdum, pür telaş
Ben hep tutunurdum avuçlarımda ateş
Yağmur hiç böyle yağmazdı ellerime
Ellerim diyorum,
Ellerim, YASEMEN
Bir bulut düşüyordu düşlerin ortasına
Ben, tepeden tırnağa ıslanıyordum
Hiç böyle görmemiştim aşkın iki yüzünü
Seni korkularla sevmek,
Seni hesapsızca sevmek,
Her şeye rağmen, işte seni sevmekti,
öncesi ve sonrası…
Şimdi bir bulut var yüreğimde gezinen
Şimdi yıldız yıldız gökyüzü yanıyor
Gökyüzü diyorum,
Gökyüzü,YASEMEN
İşte böyle kimsesiz her ânımda
Yani her ânımda,
Bir şiir sarıyor üşüyen düşlerimi
Oysa ben seni hiç tanımıyorum,
Ömrünün şiirine hiç dokunmadım
Sebebim, hayatın ortasında
eğreti duruşundu
Ve ben bir kumar oynadım, ikimiz adına
Birimiz kaybettik
Mutlaka kaybettik…
Şimdi, şu dalgalar çarpmıyor mu bağrıma,
Bir yerlerde senin adın kanıyor
Kanıyor diyorum,
Kanıyor, YASEMEN
Ürkek bakışlarım avuçlarında işte
Türkü dolu kalbim bakışlarında
Seni bile bile seviyorum, bilesin
Seni, bile bile kaybediyorum
Bilir misin, ömrümün sonrası nedir?
Sonrası diyorum,
Sonrası, YASEMEN
Bir gün rüzgârınla çekip gideceksin
Gideceksin, bilmiyorum
Vazgeçilebilir dostlar bırakacaksın bu şehirde
Beni terk ettiğini bilmeyeceksin
Sonra, gözlerimde tutuşacaksın
Gözlerim diyorum,
Gözlerim YASEMEN

KARDEŞİM

Biz,bu ateş çemberinden de geçeriz,
Geçeriz kardeşim…
Çocukken,bir çoban değneğiyle toprağa yazdığımız,
O yıldızlı,o şerefli sözleri,
Bu hayatın alnına da kazırız,
Kazırız kardeşim…
Say ki bu bunaltı,
Soylu,türkü dolu bir hayatın diyeti
Değil mi kardeşim,
Yiğit kardeşim
Babamın emaneti…

Nerde çocukluğumuz,birdenbire büyüdük
O navruz çiçeklerini biz mi topladık,
Büyülü yıldızların altında biz mi uyuduk?…
Yangından çocukluk kaçırır gibi,
Birdenbire,apar-topar büyüdük
Bu çocukluk yanımız ondan,
Bu kırılgan,bu zamana vahşi yanımız ondan
Ondan,omzumuzda adımız gibi taşıyoruz hasreti
Değil mi kardeşim,
Kardeşim
Babamın emaneti…

Biz bu dünyanın işvesine kanmamışız
Damarlarımıza kadar incinsek bile,
İncitmeden,çiğdem gibi topraktan sökmüşüz aşkımızı
Şehirlere insek bile,şehirlerde sinmemişiz
Bir söz vermişiz toprağa,
Topraktan dönmemişiz…
İnce bir yanımız var,bir yanımız erkekçe,
Annemizden merhameti almışız,babamızdan kudreti
Değil mi kardeşim,
Güzel kardeşim,
Babamın emaneti…

Bizim,bir parça ekmeğimizi,
Acımızı,gücümüzü,
Kanımızı bölüştüren Tanrı’ya şükür.
Seni,bir kır çiçeği gibi,
Yuvamıza iliştiren Tanrı’ya şükür
Kimse benim gözümle göremez seni,
Bebek kardeşim,
“Erkek” kardeşim…
Bir “Kadir Gecesi” dünyaya geldin,
Bunu bir bağış saydım
Seni,binbir duayla,öptüm başıma koydum
Canım kardeşim,
Tanrı’nın nimeti,
Babamın emaneti
Kardeşim,
Babamın emaneti…

MEMEDALİ’ NİN TÜRKÜSÜ

Beydağı’nın başı karlı
Başım dağlardan efkârlı
Mahpusa düştüm düşeli
Dert çekerim türlü türlü

Asın bu türküleri gardaş
mısra mısra asın.
Ya da beni,lime lime,
yalnız urganlar ağlasın…

Ben köy çocuğuyum gardaş
Anam bilmez gerçi köylü olduğunu
Ben bilirim, herkes bilir, o bilmez
Anam, yokluğunu saklamıştır yazmasının altına
Bir oğul yollamıştır yirmisinde mahpusa
kara bakışlı fidan gibi, cevval
Kim bilir, kaç kez turnalar gelmiştir de anamın düşlerine,
Bilir (mi) ki, Memedali gelmez?…

Malatya’da anam ağlar
Feryadını tutar dağlar
Zencir olsa koparırdım
Beni kara bahtım bağlar

Anlamadılar bizi gardaş
Yoksul, babasız köy çocuklarının
yani yitik çocukların
Her gece düşünde bir kırmızı şeker,
bir külah dondurma gördüğünü
yada bir bisiklet, telli duvaklı…
Bilmediler, anamın ağrıları olduğunu
Ve benim kaç gece yorganı başıma çekip,
sabahlara kadar çaresiz ağladığımı
Velhasıl bilmediler
çocuklar şeker alsınlar diye,
ekmeksiz, babamsız,
ve ağrılar içindeki
anamı bile terk ettiğimi…

Malatya’ya güneş doğar
Yüreğime karlar yağar
Ana, gardaş, köy hasreti
Bir yüreğe nasıl sığar

Beni, kendi kurşunumla vurdular gardaş
öyküm paramparça
Beni, çok yüzlü şahitlere sordular
Biliyorum, kendi tasvirini yapamaz
talan olmuş ömürler,
dağılan ordular…
İşte, deli adamların kaderidir bu,
Deli adamların deliliğidir
hep tenhalarda kalırlar
Ve, bir ömür satıp yok pahasına
bir efsane alırlar…
Bu delilik kimin harcıydı gardaş
Ben ömrümü bedel koydum
şikayetim yok
Lakin, bu borç kimin borcuydu gardaş?!..

SEN UYURKEN DESTANLARA SIĞINDIM

-Bayraksız Yurtların Çocuklarına…-

Aybala ’m, gözleri çakır Aybala ’m
Derdimi kimseye diyememişem
Bir yol göster balam, kurbanın olam
Bu kahpe düzene uyamamışam

Aybala’m, ilk ışık suya vurmadan
Sırrımı vereyim, kimse görmeden
Tek bayrak altında kavga vermeden
Kendimi adamdan sayamamışam

Sen bilmedin nice çağlar bizimdi
Ovalar, denizler, dağlar bizimdi
Gel gör ki Hazar’ın suyunda şimdi
Mendilimi bile yuyamamışam

Şu başsız milletin, bayraksız yurdun
Yazık ki en sefil gününü gördün
Neyleyim ki, ben de, değil namerdin
Merdin ekmeğini yiyememişem

Aybala’m her gece kimse sezmeden
Adsız mezarları tek tek gezmeden
Sonra baş ucuna gelip sızmadan
Başımı yastığa koyamamışam

Aybala’m kaç gece seni düşümde
Ağlıyor görmüşüm, başın döşümde
Sarılıp ağlamak istemişim de
Uykunu bölmeye kıyamamışam

Giden gitti, bir biz kaldık burada
Dert ve ölüm üzre iki arada
Söz vermişiz, bilmem nasıl, nerede?
İşte ben o sözden cayamamışam

Bu hasret eskiyi sorduğumdan mı?
Bir devri namluya sürdüğümden mi?
Soylu günlerini gördüğümden mi?
Bu soysuz dünyaya doyamamışam?

Aybala’m ömrüme kıydım ömrümde
Kara günlerimi saydım ömrümde
Olmadık sözleri duydum ömrümde
Bir Kağan buyruğu duyamamışam

AYNA VE OZAN

AYNA VE OZAN

-Toprağa gül düşüyor, hazanda parça parça
Eksilen bir şeyler var , düzende parça parça
Yitik bir zaman üzre çevrildi bak dizginler,
Yalnız hatıran kaldı, Ozan’da parça parça

-Ölümü unut Ozan. Çek dizginleri, kanasın
parmakların.Çünkü ölüm kıyısında fazla dolaştırmaz
insanı. Ya fırlatıp atar hayatın ortasına, yada kollarına alır,
lanet ederek. Kansız ölme Ozan. Kan içinde yaşa.
Çek dizginleri, kanasın parmakların.

-Ki, Ozan’ın gülleri kırıldı birer birer
Ve yaylar üzerine gerildi birer birer
Artık türküsü sustu, perdeler kan içinde
Sazının yedi teli kırıldı birer birer

-Yalnızlığı unut Ozan. Çünkü bir başka ölümdür
yalnızlık. Her saniye tükeniştir. Şiirlerin karışır.
Sen bile bilmezsin ne yazdığını. Çelişkilerinle yücelmesen
de olur. Bir tek doğrunla küçük kal. Hayatın eteğinden tut.
Yalnızlığı unut Ozan. Çünkü bir başka ölümdür yalnızlık…

-Ozan türkülerini dağladı usul usul
Dizginleri eline bağladı usul usul
Ölüme giden yola sırtını döndü ama
“Ben hep kaybettim” dedi, ağladı usul usul…

5N 1K

5N1K

aslında hikayenin özünde
aşk vardı…
kimse anlayamadı

ne..
bir peri fısıldar aşkı
her gece düşlerimden önce
kulaklarıma…

nerede ….
senin olmadığın her yerde
yarımdı cümleler
ve kanardı bir şiirin parmak uçları

ne zaman…
sen gittikten sonra
hiç bir şair tek bir cümle bile yazamadı
bir perinin gözyaşıyla ıslandı kağıt

nasıl…
ve durmaksızın ağlıyordu
bir sokak lambasında asılı duran gölgem
gitme….

neden…
şimdi sensiz bir gecenin ortasında
bir tetik
ha düştü ha düşecek
canımsız kaldım…

kim…
sen aslında bu hikayenin
olmazsa olmazıydın

Etiket Bulutu