FATİH ŞAHİN'LE PERİLİ ŞİİRLER

Posts tagged ‘Benim’

Yaş 18 İbo

yaş 18

 

Daha onsekizindeyim ibo
Nasıl yiğit nasıl delikanlıyım
Daha onsekizindeyim ibo
Koskoca bir ihtilal atlatmışım

Sakallarım çıkmış tam ve eksiksiz
Bir resim çektirmişim hatıra diye
Sakal bu nasıl bekledim sen de bilirsin
Babam traş olmuş canım çekmiş de
Öylesine beklemişim onsekiz sene

Biz çabuk büyüdük hayat öyleydi
Daha çocuk olmadan adam olduk biz
Kavgada kırıldı,burnumun solu
Façamızı çizdiler rezil olduk biz

Arabesk müzikler dinlemişiz ibo
Sevmişiz sevgimizi diyememişiz
Okul duvarına adını yazmış
Bir kalbin içinden ok geçirmişiz biz

Mahallenin kızlarını hep biz korumuş
Namus deyip başımız önde geçmişiz
Ne bir kıza bakmış,ne baktırmışız
Kapı önlerinden hep sessiz geçmişiz
Ezanda müziği kapattırmışız

Daha onsekizindeyim ibo
Sadece genç değil delikanlıyım
Hem nasıl platonik hem ne aşığım
Onun dar sokağına öylesi mahkum
O kaldırım tozuna ne aşinayım

Daha onsekizindeyim ibo
O hiç benzemiyor onyedisine
Hukuk özgürsün diyor
Bir adım reşit olmuş
Ehliyet cebimde gıcır duruyor
Abim de 74 tosbağa almış

Arabayla giriyorum o dar sokağa
Camımdan ucuz müzik düşmüyor artık
Orson welles dinliyorum frank sinatra
Acı duygularım kalmamış artık

Abartmışım ibo onsekizindeyim
Öyle artık eve meve gitmez olmuşum
Bir bekar evinin bodrum katında
Reşit kimliğimle özgür olmuşum

Bir ev sahibi olmuşum adıma faturalar
Evimin duvarına şiir yazmışım
Haftasonu gelmiş diskoya değil
Evimin salonuna koltuk almışım

Daha onsekizindeyim ibo
Sesim kişilik olmuş,yumruğum demir
Ne diyorum sana onsekiz ibo
Bu sadece takvimde bir yaprak değil

Babam deli olmuş gittim gideli
Anama çıkışmış şımarttın deyi
Onsekizindeyim,memurum,delikanlıyım
Gözüm görmez olmuş artık kimseyi

Gecekonduda geçmiş tüm çocukluğum
Özenmişim bakmışım apartmanlara
Her bayram dikmenlere ayak sürmüşüm
Şekerler doldurmuşum avuçlarıma

Daha onsekizindeyim ibo
Geleceğe dair umutlarım var
Ortaokul çağlarında yıkılmışım ben
Akranlarımdan bile ayrı dünyam var

Dedim ya genç değil delikanlıyım
Torba taşıymadım hiç bir teyzeye
Otobüslerdee yayılıp hiç oturmadım
Yer verdim benden biraz bile büyüğe

Çaycılık yaparken futbolculuk yaptım
Nefsimi çürüttüm beyaz önlükle
Girdiğim maçlarda derece aldım
Babama gönderdim o sever diye

Sağ sol davalarına hiç bulaşmadım
Benim sevdalarım ütopyadandı
Hiç kimseyi fikrinden yargılamadım
Benim kavgalarım haksızlıktandı

Daha onsekizindeyim ibo çılgın gençliğim
Ama çılgınlığım kendime zarar
Ne içip içip nara atmışım
Ne de bir kimseye kazık atmışım
Benim çılgınlığım kime ne yapar?

Sevdalarım olmuş gelip geçici
Kimsenin namusuyla oynamamışım
Bizim kitabımıza uymamış belli
Bu yüzden hepsinde yara almışım

Hiç kimseye zararım olmamış ibo
Bir anamı üzmüşüm naçar kalmışım
Anam etme oğul dellenme demiş
Anamı hep naz makamından çok kullanmışım

Doğru yerde yanlış adam olmadım ibo
Yanlış yerde doğru adam oldum ben
Bırak düşmanıma düşman olmayı
Düşmanıma bile dost olmuşum ben

Ne yaparsan yap bugün kendine ibo
Günahların da senin sevapların da
Kavgaların da senin sevdaların da
Bunlar masal değil,yaşamdı anla

Onsekiz özel bir tarih her yaşantıda
Özgürlük,ehliyet hepsi bir kında
O günden burnumda kırık var hala
Bir de sakalım da eskiye inat üç tane beyaz çıktı

Özet şu ki onsekiz dertliydi ibo
Özet şu ki onsekiz zevkliydi ibo
Özet şu ki onsekiz insan ömründe
Bir daha onsekiz olmuyor ibo

Bedirhan GÖKÇE

Bedirhan GÖKÇE – Yaş 18 İbo | Alternatif

http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=14296340-3c8

Reklamlar

Sinema Kapılarında

 

Benim dünyayı sevmem için
Dünya beni sevmeli.
Tertemiz giysilerim olmalı
Ütülü, ince yakışan.
Bir kızı sevmeliyim dupduru
Yağmur mavisi, bulut buğusu
Gökyüzü gibi sakin
Gülmeli gözlerinin içi
En acılı günlerimde bile
Tutup yalnızlığımdan
Bana güvenmeli;
Kaşlarını yıkmadan sevmeli beni.

Benim dünyayı sevmem için
Dünya beni sevmeli.
Çocuk düşlerimi ezen evler değil
Sevgiler olmalı oda oda
Mutluluğu gülüşlerle köpüren.
Babam utanmamalı benden
Annem ezik durmamalı
Ufacık bir isteğimle buruk.
Bir işim olmalı, bir güvencem
El ellerinde hoyrat/
Ev içlerinde
Kanayıp gitmemeli çocuk ömrüm.

Benim dünyayı sevmem için
Dünya beni sevmeli
Dünya beni sevmeli.

Şükrü ERBAŞ

Bedirhan GÖKÇE – Sinema Kapılarında – Şükrü ERBAŞ | Alternatif

http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=14449390-8ba

Ah Le Yar

Yücel Arzen

Sana Olan Duyguları
Bir Bilebilsen Anlayabilsen
Belki Severdin
İçimdeki Hasretini Bir Duyabilsen
Anlatabilsem
Belki Benimdin

Sana Sevdiğim Diyemem
Yalan Yalan Yalan Yalan
Vallahi Yalan İnan Ki Yalan
Sen Karasevdamsın Benim
Duman Duman Duman Duman
Hasretin Tüter
İçimde Yanan
Ah Le Yar Yar
Yine Başımda Sevdan
Ah Le Yar Yar
Geceler Kara Zindan
Ah Le Yar Yar
Bir Parçacık Canım Kaldı
Onu Da Sen Al

Aklıma Düştü Gözlerin
Bir Bıçak Gibi
Ah Silah Gibi
Cehennem Gibi
Söylenmemiş Türkümdün Sen
Unutmam Seni
Unutamam Ki

YARIM NAR

Bir nar ömrü kadar sürüyor benim bu dinginliğim
Bağlarım bozuluyor, bağlarım çözülüyor
“Tamam işte diyorum, bir hayatım var,
Tamam işte, her şey yerli yerinde”
Bir bıçak değiyor, bir nar yarılıyor
Kadehim paramparça, sofram kızıl kıyamet
Ölümse ölüm, tamam, insan celladını bir kere tanır
Ay şahit, gece şahit, deniz şahit, bu med-cezir aşkına, bana gülme..
En durgun zamanımda..sen çıkıp gelme….

Bir çınar ömrü kadar sürüyor benim her ölüm ânım
Ölümler biriktiriyorum çocuklarıma, evet..
“Tamam işte diyorum, bir ölümüm var,
Tamam işte, her şey darmadağınık..”
Bir su değiyor damarlarıma, kuşlar konuyor yaralı dallarıma
Mevsim bahar, gözüm yağmur
Vuslatsa vuslat, tamam, insan sevdiğine kaç kez kavuşur
Uzak şahit, yakın şahit, boşluk şahit, ârâf aşkına, kapımı çalma..
En ağrısız ânımda…sen çıkıp gelme….

SEMİHA BİLMESİN

Kimseler bilmesin bu şehrin yandığını
Ellerimde beş parmak kül
Bakışlarım bir çift kızıl gül
Kimse anlamaz beni
Alt tarafı bir çocukluk gülüşü,
Yamalı, yarım…
Alt tarafı bir nevruz çiçeği,
İki günlük fırtına…
Ve bu hesaplı hayat ağır geliyor bana
Kimselere söyleme
Semiha bilmesin
Kendimi yaktığımı

Ben eksik bir akşamdaydım, bilmiyordum
Denizler alçalmıştı, açelyalar çekilmişti
Başka bir baharda unutmuştum,
Neydi şiir gibi yaşamak,
Yağmura tutulmak,
Ölümüne sevmek,
Ölümüne unutulmak…
Oysa gerçek gibi bir hayatım var artık
Bir bakışın dokunsa, hayatım darmadağın…
Bu örtülmüş yanımı,
Kimselere söyleme
Semiha bilmesin.
Semiha bilmesin,
Senden çok korktuğumu…

Bir oyun bu, biliyorum
En zamansız yerde açılır perde,
En anlamsız vedalarla kapanır
Biz hem oyuncuyuz, hem de seyirci
Onun için alkışlar saklanmalı
Son sahne son nefestir, herkes alkışlanmalı…
Ama senin bakışların sen
Benim bakışlarım ben
Kimselere söyleme
Semiha bilmesin,
Semiha bilmesin
Bu oyundan bıktığımı…

Ben bir türkü duysam, ta burçlara çıkarım
Bir iğde çiçeğine gençliğimi yakarım
Dolu dizgin bir şiire yürürsem,
Hiç hesapsız, köprüleri yakarım
Sevsem, kimse katlanmaz bana
Kimse kaldıramaz bakışlarımı
Benim bir belâya yürüdüğümü
Kimselere söyleme
Semiha bilmesin.
Semiha bilmesin
Seni çok sevdiğimi…

TURAN DUASI

– Atsız Ata’ya İthafen-

Seni,acundan yüce tek var saymışım Tanrı’m
Göğe değen başımı,yere eğmişim Tanrı’m
Ve gönlümde yanına çiçek koymuşum Tanrı’m
Bu sevgiyi sen verdin,bu da benim nazımdır
Korkak kullarca değil,erkekçe niyazımdır
Ey Tanrı’m,yüce Tanrı’m
Kat,gücü güce Tanrı’m
Bölük bölük bölündük
Sonumuz nice Tanrı’m

Sensin derdi yaratan,derman olan,yine sen
Sensin Türk’ü yaratan,ayrı kılan,yine sen
Yüce dağlar birleşir,eğer ki sen “ol” desen
Dilersen kes hakkımı,ekmeğimden,suyumdan
Bu birlik,varlık demek,esirgeme soyumdan
Kapına durdum Tanrı’m
Yere diz vurdum Tanrı’m
Çek şu kızıl perdeyi,
Bir olsun yurdum Tanrı’m

Tanrı’m,şerefim için,namusum,dinim için
Şerefsize bilenen şerefli kinim için
“Ben” dedim ya,andolsun,sanma ki benim için
Ahlaksız çarklar için,saklanmaz farklar için
Şu çakal insancıklar,şu Bozkurt Türkler için
Açtım elimi Tanrı’m
Çözdüm dilimi Tanrı’m
Kabul et bu duamı
Arz-ı halimi Tanrı’m

Bir gece,ağlar gibi,kurtlar uludu dağdan
Gözlerime kan değdi,dokuz yaralı tuğdan
Bir türkü,bir de ağıt kopardım eski çağdan
Türküm umudum olsun,ağıdım yaram olsun
Türküsüz ve ağıtsız gün bana haram olsun
Bu acı beter Tanrı’m
Sanmam ki biter Tanrı’m
Belki benden artar da,
Neslime yeter Tanrı’m

Bizi zulme bileyen bu kutlu güç senindir
Haklı ve yiğit kılan şerefli taç senindir
Türk olmaksa suçumuz,bu soylu suç senindir
Sanma ki bu sorgudur,sen Tanrı’sın,ben kulum
Sen sabırda zenginsin,bense işte yoksulum
Dört yanım soru,Tanrı’m
Hepsi en zoru Tanrı’m
Soruların zorundan,
Soyumu koru Tanrı’m

Sen Tanrı değil misin,adını yargılatma
Sana Tanrı deyince,dinimi sorgulatma
Ya adam et bunları,ya beraber yaşatma
Kanı bozuk olanlar,”Türk’üm” diyemesinler
Ve Türk’ün dik başını yere eğemesinler
Gökçek Tanrı’m,gök Tanrı’m
Sevgisi büyük Tanrı’m
İti kurda baş kılma
Bu ne ağır yük Tanrı’m?

Şimdi beni ezenler,demek soyumu bilmez
Bozgunun ardındaki mutlak toyumu bilmez
Demek,beni bilir de,deli huyumu bilmez
Çin’de kırkbir çeriyle ihtilal yapan kimdi?
Peki,o uslanmaz kan hangi bedende şimdi?
Şükür ki,bende,Tanrı’m
“Niçin”i sende,Tanrı’m
Bugünü de kutlu kıl
Gözlerim dünde Tanrı’m

Türkiye benim yurdum,canım kurban bu yurda
Fakat,bir dağ az gelir,mayası hür Bozkurda
Kıralım şu zinciri,artık ferman buyur da
Sınırları bozalım,yeni baştan çizelim
Kendi toprağımızda hesapsızca gezelim
Bir ferman buyur Tanrı’m
Dünyaya duyur Tanrı’m
Türk’ü Türk’e kavuştur,
Var,beni ayır Tanrı’m
Çünkü,o gün her ölen,
Sadece uyur Tanrı’m…

KARDEŞİM

Biz,bu ateş çemberinden de geçeriz,
Geçeriz kardeşim…
Çocukken,bir çoban değneğiyle toprağa yazdığımız,
O yıldızlı,o şerefli sözleri,
Bu hayatın alnına da kazırız,
Kazırız kardeşim…
Say ki bu bunaltı,
Soylu,türkü dolu bir hayatın diyeti
Değil mi kardeşim,
Yiğit kardeşim
Babamın emaneti…

Nerde çocukluğumuz,birdenbire büyüdük
O navruz çiçeklerini biz mi topladık,
Büyülü yıldızların altında biz mi uyuduk?…
Yangından çocukluk kaçırır gibi,
Birdenbire,apar-topar büyüdük
Bu çocukluk yanımız ondan,
Bu kırılgan,bu zamana vahşi yanımız ondan
Ondan,omzumuzda adımız gibi taşıyoruz hasreti
Değil mi kardeşim,
Kardeşim
Babamın emaneti…

Biz bu dünyanın işvesine kanmamışız
Damarlarımıza kadar incinsek bile,
İncitmeden,çiğdem gibi topraktan sökmüşüz aşkımızı
Şehirlere insek bile,şehirlerde sinmemişiz
Bir söz vermişiz toprağa,
Topraktan dönmemişiz…
İnce bir yanımız var,bir yanımız erkekçe,
Annemizden merhameti almışız,babamızdan kudreti
Değil mi kardeşim,
Güzel kardeşim,
Babamın emaneti…

Bizim,bir parça ekmeğimizi,
Acımızı,gücümüzü,
Kanımızı bölüştüren Tanrı’ya şükür.
Seni,bir kır çiçeği gibi,
Yuvamıza iliştiren Tanrı’ya şükür
Kimse benim gözümle göremez seni,
Bebek kardeşim,
“Erkek” kardeşim…
Bir “Kadir Gecesi” dünyaya geldin,
Bunu bir bağış saydım
Seni,binbir duayla,öptüm başıma koydum
Canım kardeşim,
Tanrı’nın nimeti,
Babamın emaneti
Kardeşim,
Babamın emaneti…

Etiket Bulutu