FATİH ŞAHİN'LE PERİLİ ŞİİRLER

Posts tagged ‘Beni’

BEN GÖÇÜYORUM DİLARA

BEN GÖÇÜYORUM DİLARA
Bu deniz deli,bu sandal kırık
Ve ellerim kan-ter içinde artık
Bütün ışıklara sırtımı döndüm,
Bütün ışıklardan kaçtım
Ben bir garip adamım Dilara,
Kör-kütük karanlıklara aşık…

Beni,üç odalı bir mahzene koymuşlar,
Kapılar kapatıyorum,kapılar açıyorum
Aşka susadığımda-bir ömür boyu-
Tenhalarda yıllanmış kanımı içiyorum
Bunu,ben seçiyorum!
Kimse bilmiyor Dilara,
Kapılar kilitli,
Ben göçüyorum,
Ben göçüyorum…

Ben,bu şehre bulutlarla girdim
Geceydi,siyahtı,kanım yağmıyordu,böyle değildi
İşte,beni terkettiler,atımı ürküttüler
Gümüş tepsilerde şiirler getirdiler
Cebim yoktu Dilara,param yoktu
Beni bitirdiler,
Beni bitirdiler…

Gelecek,biliyorum
At değil,bulut değil,kuş değil,
Biliyorum,beyaz değil
Bir şey gelecek
Bir şey gelecek,ben gideceğim
Kimse ağlamayacak Dilara,
Hiçkimse gülmeyecek
Bir boşluk,varlıksız,varlıksız ve kıyassız.
Ben,bütün şairlere dokundum,geçtim
Bütün şairlere,prenslere,bütün kurbağalara
Bütün kahramanları ben öldürdüm Dilara,
Ben öldürdüm sandılar.
Ben gideceğim,şairler doğacak,
Değnekler kırılacak
Bir şiirin en kanatlı yerinde,
Bir şey gelecek
Ya da bir şey gelmeyecek,
Ben gideceğim…

Say ki,bir uzun yol treni olsun zaman
Rastgele inilmiş bir bozkır istasyonu..
Bir yanlış adres olsun,bir yanlış adres,ömrüm
Öyle yalnız,yabancı ve gölgesiz.
Trenler geçer ya,geçmez değil,
Bağrımdan geçer trenler,
Biletim geçmez…
Beni,baştan aldattılar Dilara,
Beni unuttular,
Beni unuttular…

Reklamlar

İSYAN BİLDİRİSİ

Gözlerimden kan süzülür,yaş değil
Bu onursuz savaş,dayanılır iş değil
Ey umarsız saltanat,ey başımdaki kırbaç!
Yalvarmak,eğilmek değildir asla
İsyandır bu,
İSYANDIR!…

Düşmanım,öldürür beni,beyaz bayrak astıramaz
Allah’tan gayrı hiç kimse şiirimi susturamaz
Ey Nemrut!
Bu ateş,İbrahim’in cenneti
Yangın yeri memleketim,yüreğim yangın yeri
Başım dumanlı,başım,
Benimle uğraşmayın!
Öfkem durulmuş değildir
İsyandır bu,
İSYANDIR!…

Düşman gelmiş kapımıza,süngüyle kovmamış mıyız?
Yedi cihanla döğüşüp, başını eğmemiş miyiz?
Nedir bu başımda dönen belalar,
Nedir bu onursuz parya kaderi?
Ey kelepçemin sahibi,
Ey zindanımın gardiyanı!
Bir köle çığlığı değil,
İsyandır bu,
İSYANDIR!…

GÖZDEN IRAK-GÖNÜLDEN KERKÜK

Kerkük benim, demek ayrı gördüler
Şu döşüme paslı hançer vurdular
Sanki benim öz evime girdiler
Oğlum gibi ağlayan vatan Kerkük
Soysuz ite yurt mu oldun sen Kerkük?

Bu nasıl özgürlük, sana hiç düşmez
Garipleri kimse görmez, görüşmez
Zalim değişir de, mazlum değişmez
Ellerimde can çekişen can Kerkük
O itlere yurt mu oldun sen Kerkük?

Beni sorma, halkın kesiriyim ben
Mükemmel(!) bir çağın kusuruyum ben
Bir eski destanın esiriyim ben
Bir kendine, bir de bana yan Kerkük
Soysuzlara yurt mu oldun sen Kerkük?

Günahım çok ama gel gör gizlerim
Gelemem de içten içe sızlarım
Bıktırmıştır tutulmayan sözlerim
Ama bu son, ama bu son, son, Kerkük
Peşmerge’ye yurt mu oldun sen Kerkük?

Bayrağındır, mavi görsem, ölürüm
Tabutundur, çivi görsem, ölürüm
Mezarındır, evi görsem, ölürüm
Uykularım ve gözlerim kan, Kerkük
Düşmanıma yurt mu oldun sen Kerkük?

Bilmez miyim, beni nerde kim bekler
Ak nineler, gün görmemiş bebekler
Kurda karşı bir olurmuş köpekler
İşte benim çıldırdığım an Kerkük
Çakallara yurt mu oldun sen Kerkük?

Irak’tasın, başın yine dar da mı?
Bebeklerin, çoluk-çocuk zorda mı?
Ve peşmerge, ve Barzani orda mı?
Namus sözü, geleceğim ben Kerkük
O itlere yurt mu oldun sen Kerkük?

MEMEDALİ’ NİN TÜRKÜSÜ

Beydağı’nın başı karlı
Başım dağlardan efkârlı
Mahpusa düştüm düşeli
Dert çekerim türlü türlü

Asın bu türküleri gardaş
mısra mısra asın.
Ya da beni,lime lime,
yalnız urganlar ağlasın…

Ben köy çocuğuyum gardaş
Anam bilmez gerçi köylü olduğunu
Ben bilirim, herkes bilir, o bilmez
Anam, yokluğunu saklamıştır yazmasının altına
Bir oğul yollamıştır yirmisinde mahpusa
kara bakışlı fidan gibi, cevval
Kim bilir, kaç kez turnalar gelmiştir de anamın düşlerine,
Bilir (mi) ki, Memedali gelmez?…

Malatya’da anam ağlar
Feryadını tutar dağlar
Zencir olsa koparırdım
Beni kara bahtım bağlar

Anlamadılar bizi gardaş
Yoksul, babasız köy çocuklarının
yani yitik çocukların
Her gece düşünde bir kırmızı şeker,
bir külah dondurma gördüğünü
yada bir bisiklet, telli duvaklı…
Bilmediler, anamın ağrıları olduğunu
Ve benim kaç gece yorganı başıma çekip,
sabahlara kadar çaresiz ağladığımı
Velhasıl bilmediler
çocuklar şeker alsınlar diye,
ekmeksiz, babamsız,
ve ağrılar içindeki
anamı bile terk ettiğimi…

Malatya’ya güneş doğar
Yüreğime karlar yağar
Ana, gardaş, köy hasreti
Bir yüreğe nasıl sığar

Beni, kendi kurşunumla vurdular gardaş
öyküm paramparça
Beni, çok yüzlü şahitlere sordular
Biliyorum, kendi tasvirini yapamaz
talan olmuş ömürler,
dağılan ordular…
İşte, deli adamların kaderidir bu,
Deli adamların deliliğidir
hep tenhalarda kalırlar
Ve, bir ömür satıp yok pahasına
bir efsane alırlar…
Bu delilik kimin harcıydı gardaş
Ben ömrümü bedel koydum
şikayetim yok
Lakin, bu borç kimin borcuydu gardaş?!..

KORU BENİ EY YALNIZLIK

Uzaklarda,
Sabah rüzgarlarıyla uyanmak,
Kolaydır şimdi…
Şimdi akşamlar,
Bir acının ötesinde,
Yalnızca gölge dönüşüdür
Yüreğimden türküler bıraktığım,
O uzaklarda…
Benim de hatırama yalnız bir bakış düşsün
Yalnız eski aydınlık
Ey yalnızlık, koru beni,
Koru beni , ey yalnızlık!

Uzaklarda,
Yaz yağmurlarına aldanmak,
Kolaydır şimdi…
Şimdi geceler,
Neyzenlerin nefesinde,
Kandillerin yanışıdır,
Yüreğimi yağmurlarla yaktığım,
O uzaklarda…
Benim de bu sevdamı iki aşık bölüşsün
Bana kalsın ayrılık
Ey yalnızlık koru beni,
Koru beni ey yalnızlık!

Uzaklarda,
Türkülerle avunmak,
Kolaydır şimdi…
Şimdi sabahlar,
Serçelerin sesiyle,
Yıldızların dallara inişidir,
Yüreğimi dağlarına döktüğüm,
O uzaklarda…
Bense bu şehrin bağrında
Bir şiir hainiyim
Kalemim kırık artık
Ey yalnızlık, koru beni,
Koru beni ey yalnızlık!…

SATAN UTANSIN

Kendi öz yurdumda ben miyim garip?
Beni bir köşeye atan utansın
Eğilmiyor diye,kurdu hor görüp,
İti el üstünde tutan utansın!..

Oğlumuz sokağa itiliyorken,
Ve kanına zehir katılıyorken
Yolda kızlarımız satılıyorken
Yatağında rahat yatan utansın!..

Ne canım mühimdi,ne de rahatım
Ne kanım kıymetli,ne de hayatım
Ne bedelim vardı,ne de fiyatım
Beni üç kuruşa satan utansın!..

Ben asiydim,ıslah edemezlerdi
Kurtların üstüne gidemezlerdi
Böyle koyun gibi güdemezlerdi
Beni bu sürüye katan utansın!..

Namusumuza el uzatan varsa,
Böyle durur muyduk,dünyalar dursa
Şu bayrak yerlerde çiğneniyorsa
Ayağa kalkmayan vatan utansın

“Bu devri yıkmayan vatan utansın!..”

Çaresiz Deve

Zamanın birinde, bir deve yavrusu annesinin arkasında gidiyormuş.Fakat anne deve o kadar hızlıymiş ki, yavru bir türlü yetişemiyormuş.Hızlı gideceğim diye de kendisini paralıyormuş.

Annesine yalvarmış,

– “Anneciğim, nolur biraz yavaş yürü sana bir türlü yetişemiyorum”demiş.

Bunun üzerine anne deve,

– “Ah yavrum” demiş, “yular ben de değil ki, başkasının elinde, o beni hızlı yürütünce hızlı gidiyorum.”

Etiket Bulutu