FATİH ŞAHİN'LE PERİLİ ŞİİRLER

Posts tagged ‘Bana’

Aklım Karakış

 

ben seni yaralarından tanıdım
ecelime son kurşundun deli davalım
n’olur bulutsuzluğuma darılma
dudağında bizi gül
kıyametime adım kala
beni senden alma

aklım kara kış
ellerim seni üşüyor
bugün günlerden soğuk

ben aysız gecelerde
çocukluğuma mektup yazardım
ah çocukluğum kağıt gemilerim
düşlerim dudaklanıyor

sesin kokuma gizli
yıldızları sönük gecelerde
dilime yağmursun

gözlerini uyuyorum her gece
bu kent içimin bahçesi
gemilerim çözülüyor yüreğine
ellerinle okşuyorsun
bilmiyorsun
kendi bakışlı kız
ömrümün kırçıl masalısın
uçurumlar vaadetme bana
yaralısın…
Kahraman Tazeoğlu

YARIM NAR

Bir nar ömrü kadar sürüyor benim bu dinginliğim
Bağlarım bozuluyor, bağlarım çözülüyor
“Tamam işte diyorum, bir hayatım var,
Tamam işte, her şey yerli yerinde”
Bir bıçak değiyor, bir nar yarılıyor
Kadehim paramparça, sofram kızıl kıyamet
Ölümse ölüm, tamam, insan celladını bir kere tanır
Ay şahit, gece şahit, deniz şahit, bu med-cezir aşkına, bana gülme..
En durgun zamanımda..sen çıkıp gelme….

Bir çınar ömrü kadar sürüyor benim her ölüm ânım
Ölümler biriktiriyorum çocuklarıma, evet..
“Tamam işte diyorum, bir ölümüm var,
Tamam işte, her şey darmadağınık..”
Bir su değiyor damarlarıma, kuşlar konuyor yaralı dallarıma
Mevsim bahar, gözüm yağmur
Vuslatsa vuslat, tamam, insan sevdiğine kaç kez kavuşur
Uzak şahit, yakın şahit, boşluk şahit, ârâf aşkına, kapımı çalma..
En ağrısız ânımda…sen çıkıp gelme….

SEMİHA BİLMESİN

Kimseler bilmesin bu şehrin yandığını
Ellerimde beş parmak kül
Bakışlarım bir çift kızıl gül
Kimse anlamaz beni
Alt tarafı bir çocukluk gülüşü,
Yamalı, yarım…
Alt tarafı bir nevruz çiçeği,
İki günlük fırtına…
Ve bu hesaplı hayat ağır geliyor bana
Kimselere söyleme
Semiha bilmesin
Kendimi yaktığımı

Ben eksik bir akşamdaydım, bilmiyordum
Denizler alçalmıştı, açelyalar çekilmişti
Başka bir baharda unutmuştum,
Neydi şiir gibi yaşamak,
Yağmura tutulmak,
Ölümüne sevmek,
Ölümüne unutulmak…
Oysa gerçek gibi bir hayatım var artık
Bir bakışın dokunsa, hayatım darmadağın…
Bu örtülmüş yanımı,
Kimselere söyleme
Semiha bilmesin.
Semiha bilmesin,
Senden çok korktuğumu…

Bir oyun bu, biliyorum
En zamansız yerde açılır perde,
En anlamsız vedalarla kapanır
Biz hem oyuncuyuz, hem de seyirci
Onun için alkışlar saklanmalı
Son sahne son nefestir, herkes alkışlanmalı…
Ama senin bakışların sen
Benim bakışlarım ben
Kimselere söyleme
Semiha bilmesin,
Semiha bilmesin
Bu oyundan bıktığımı…

Ben bir türkü duysam, ta burçlara çıkarım
Bir iğde çiçeğine gençliğimi yakarım
Dolu dizgin bir şiire yürürsem,
Hiç hesapsız, köprüleri yakarım
Sevsem, kimse katlanmaz bana
Kimse kaldıramaz bakışlarımı
Benim bir belâya yürüdüğümü
Kimselere söyleme
Semiha bilmesin.
Semiha bilmesin
Seni çok sevdiğimi…

YORGUNSUN

Bir akşam geldin işte
Omzunda mazinin hüzünlü yüzü
Dingin bir fırtınaydı dokunduğum her hece
Ya da çırpınan bir gül,
Vapursuz,martısız,İstanbul’suz bir deniz…
Nasıl sevseydim seni?
Annem,kızım,sevgilim
Üç nesildir incitmeden sevdiğim,
Bir sabah da ellerin çiçeklerle uyansın
Öykünü dizlerime dök,
Yorgunsun….

Bir akşam geldin işte
Ben,bir akşam kaçmak istedim
Sigaramı,çakmağımı,hikayemi o masada bırakıp,
Yüzümü rüzgara açmak istedim…
Oysa ki dostum,
Kardeşim,
Sevgilim,
Bir savaşı kaybetmek koymadı bana
Kılıcımı bıraktım,
Gözlerimi indirdim.
Ben,bir gül yangınını denizlerle söndürdüm
Ah,unutulmak istedim
Unutulmak istedim
Beni şarkılara bırak,
Yorgunsun…

Bir akşam geldin işte
Hoş geldin diyemedim..
Aşkım yaralardı değdiği yeri,
Gözlerine kıyamadım.
Kumdan kaleler yaptım ömrüme,
Yıktım senden habersiz
Şiirler anlamsızdı,kahramanlar kadersiz…
Yavrum,
Güzelim,
Sevgilim,
Söylenecek başka bir şey yok
Beni,
Ölümüne,
Bırak..
Yorgunsun….

KRONİK DÜŞLER

meğer ne zormuşher sabah aynı düşe uyanmak…

zembereği kırılmış bir saattir şimdi zaman
beklemek…
bir o kadar umutla
bir o kadar inatla…
şimdi hangi mevsim getirir seni bana
hangi takvime düşer adın

meğer ne zormuş
her sabah aynı düşe uyanmak…

ufkunu kaybetmiş bir sabahtır şimdi güneş
sızar durur bir kasımdan içeri
beklemek…
her sabah yeniden severek
her sabah taze bir aşkla…
şimdi hangi ayrılık acıtabilir ki
böyle cam kesiği gibi kanarken….

meğer ne zormuş
her sabah aynı düşe uyanmak

SONBAHAR SARISI

sonbahardı solgun bir sarıydı
yaprağa değdi
dala değdi

sonbahardı
sen yoktun
yokluğunun rengi neydi
neresiydi acıyan göğsümün
nefesimi tuttum
yağmurlara inattı
ağlamayışım
sahi
hiç gelmeyecek miydin
bari kokunu yolla

sonbahardı
hangi dala sorsam
kırıktı
yoktun ya
ağlasam
kınarlar mıydı
gözyaşımı sakladım
ceplerime
görmesinler
kimsecikler
sana şiirler söylesem
duyar mısın
sahi
hiç olmayacak mıydın
bari kokunu yolla

sonbahardı
durmadan uzuyordu geceler
bu geceler bana inat mı yapıyordu
sen gelmiyordun
üşüyordum bir yandan
bir yandan
bu şehri bir duman sarıyordu
nefes alamıyordum
karanlık inadına inadına
üstüme geliyordu

sonbahardı
solgun bir sarıydı
yaprağa değdi
dala değdi
..
sevgili…
bari sen yapma…

DAR VAKİT

yağmur da yağmıyor buralara
sensizliğin acısı içime
bir mayıs gibi düşüyor, şiirden içeri
kopan her yaprakta kalıyor elimde umudum
ve bir takvimde, tükeniyor ömür dediğim…
yazdığım her şiir zindanı oluyor oysa…
ve kendi zindanımda mahkum oluyorum
kendi ömrüme gardiyan…
ve hiç bir şey
seni unutturamıyor bana

bu çaresizlik
bir demir parmaklık gibi
örüyor dört bir yanımı
bir yanım güvercin kanadında
maviye tutsak
bir yanım baykuşa muştu…
bir türküdür yar dudağında sevda
uykusuz bir düştür göğsünde şafak…

tükeniyor mevsim
gül tenine hasret…
yılgın bir beklemek düşüyor bahtıma ,
yastık altı resimlerde
solgun bir yüz oluyorsun…
tutunup kirpiğimin ucuna
damla damla dökülüyorsun…

bahara dair ne varsa
seninle gitti bu şehirden
ve şimdi yağmur da yağmıyor buralara
hangi bulut getirir seni bana
hangi bahar gözlerine benzer artık
ve içimdeki bu acı
ne vakit diner söyle hadi…
vakit dar
son bir kez görseydim bari..

Etiket Bulutu