FATİH ŞAHİN'LE PERİLİ ŞİİRLER

Posts tagged ‘ali kınık’

AYRILIĞIN KIYISINDAYIZ

Biz yitik çağların iki tutsağı
Birimiz gökte bulut, birimiz Tanrı Dağı
Sen yaklaşmadan sevdin,
Bense hiç eğilmeden…
Biz yitik çağların iki tutsağı
Türküler söylüyoruz
Ki türküler asil;
Türküler hüzünlü;
Türküler hançer gibi…
Şimdi artık doğrulalım gül dalım!
Tutuşsun güllerimiz
Bu yabancı yerde, yalnız, sâhipsiz,
Bayrak gibi devrilelim ikimiz…

Biz köhne çağların iki kaçağı
Birimiz dağda umut, birimiz dert otağı
Sen ağlamadan sevdin,
Bense hiç göstermeden…
Biz köhne çağların iki kaçağı
Yıldızlar bekliyoruz
Ki yıldızlar ürkek;
Yıldızlar uzak;
Yıldızlar düşler gibi…
Gel her şeyi unutalım, gül dalım!
Tutuşsun ellerimiz…
Ki, bu çağın sahipleri biz değiliz
Derdimizle kavrulalım ikimiz…

Biz, mazlûm çağların iki bıçağı
Birimiz kardan soğuk, birimiz kor sıcağı,
Sen vuruşmadan sevdin,
Bense hiç çekinmeden…
Biz mazlum çağların iki bıçağı
Kavgalar görüyoruz
Ki kavgalar şanlı;
Kavgalar kahpe;
Kavgalar aşklar gibi…
Gel yiğitçe savaşalım, gül dalım!
Kesilsin dallarımız…
Gün doğmadan hafiflesin yükümüz
Yaprak-yaprak savrulalım ikimiz…

KORU BENİ EY YALNIZLIK

Uzaklarda,
Sabah rüzgarlarıyla uyanmak,
Kolaydır şimdi…
Şimdi akşamlar,
Bir acının ötesinde,
Yalnızca gölge dönüşüdür
Yüreğimden türküler bıraktığım,
O uzaklarda…
Benim de hatırama yalnız bir bakış düşsün
Yalnız eski aydınlık
Ey yalnızlık, koru beni,
Koru beni , ey yalnızlık!

Uzaklarda,
Yaz yağmurlarına aldanmak,
Kolaydır şimdi…
Şimdi geceler,
Neyzenlerin nefesinde,
Kandillerin yanışıdır,
Yüreğimi yağmurlarla yaktığım,
O uzaklarda…
Benim de bu sevdamı iki aşık bölüşsün
Bana kalsın ayrılık
Ey yalnızlık koru beni,
Koru beni ey yalnızlık!

Uzaklarda,
Türkülerle avunmak,
Kolaydır şimdi…
Şimdi sabahlar,
Serçelerin sesiyle,
Yıldızların dallara inişidir,
Yüreğimi dağlarına döktüğüm,
O uzaklarda…
Bense bu şehrin bağrında
Bir şiir hainiyim
Kalemim kırık artık
Ey yalnızlık, koru beni,
Koru beni ey yalnızlık!…

AYRILIĞIN KIYISINDAYIZ

Biz yitik çağların iki tutsağı
Birimiz gökte bulut, birimiz Tanrı Dağı
Sen yaklaşmadan sevdin,
Bense hiç eğilmeden…
Biz yitik çağların iki tutsağı
Türküler söylüyoruz
Ki türküler asil;
Türküler hüzünlü;
Türküler hançer gibi…
Şimdi artık doğrulalım gül dalım!
Tutuşsun güllerimiz
Bu yabancı yerde, yalnız, sâhipsiz,
Bayrak gibi devrilelim ikimiz…

Biz köhne çağların iki kaçağı
Birimiz dağda umut, birimiz dert otağı
Sen ağlamadan sevdin,
Bense hiç göstermeden…
Biz köhne çağların iki kaçağı
Yıldızlar bekliyoruz
Ki yıldızlar ürkek;
Yıldızlar uzak;
Yıldızlar düşler gibi…
Gel her şeyi unutalım, gül dalım!
Tutuşsun ellerimiz…
Ki, bu çağın sahipleri biz değiliz
Derdimizle kavrulalım ikimiz…

Biz, mazlûm çağların iki bıçağı
Birimiz kardan soğuk, birimiz kor sıcağı,
Sen vuruşmadan sevdin,
Bense hiç çekinmeden…
Biz mazlum çağların iki bıçağı
Kavgalar görüyoruz
Ki kavgalar şanlı;
Kavgalar kahpe;
Kavgalar aşklar gibi…
Gel yiğitçe savaşalım, gül dalım!
Kesilsin dallarımız…
Gün doğmadan hafiflesin yükümüz
Yaprak-yaprak savrulalım ikimiz…

AYNA VE OZAN

AYNA VE OZAN

-Toprağa gül düşüyor, hazanda parça parça
Eksilen bir şeyler var , düzende parça parça
Yitik bir zaman üzre çevrildi bak dizginler,
Yalnız hatıran kaldı, Ozan’da parça parça

-Ölümü unut Ozan. Çek dizginleri, kanasın
parmakların.Çünkü ölüm kıyısında fazla dolaştırmaz
insanı. Ya fırlatıp atar hayatın ortasına, yada kollarına alır,
lanet ederek. Kansız ölme Ozan. Kan içinde yaşa.
Çek dizginleri, kanasın parmakların.

-Ki, Ozan’ın gülleri kırıldı birer birer
Ve yaylar üzerine gerildi birer birer
Artık türküsü sustu, perdeler kan içinde
Sazının yedi teli kırıldı birer birer

-Yalnızlığı unut Ozan. Çünkü bir başka ölümdür
yalnızlık. Her saniye tükeniştir. Şiirlerin karışır.
Sen bile bilmezsin ne yazdığını. Çelişkilerinle yücelmesen
de olur. Bir tek doğrunla küçük kal. Hayatın eteğinden tut.
Yalnızlığı unut Ozan. Çünkü bir başka ölümdür yalnızlık…

-Ozan türkülerini dağladı usul usul
Dizginleri eline bağladı usul usul
Ölüme giden yola sırtını döndü ama
“Ben hep kaybettim” dedi, ağladı usul usul…

TÜKENİŞ

Ben sevmeyi seninle bildim
Bir gözlerini gördüm, simsiyah,
Bir de incecik ellerini
Sisli sabahlara yürüdüm
Bu bir kumardı
Bu bir tükeniş
-Yalan söylemiyorum-
Savurdum gençliğimi
Görmüyor musun?

Ben sevmeyi seninle bildim
Narin bir gül gibi büyüttüm seni
Ve azaldım anlamsız saatlerde
Bilmiyorsun ki;
Ne zaman ellerimi çeksem senden,
Şiirler doluyor avuçlarıma, susuyorum
Düşlerin ötesinde bir kapı açıyorum sana
Girmiyor musun?

Ben sevmeyi seninle bildim
Sensizliği sevmediğim kadar,
Seni sevdim…
Ve sen şimdi
Bir demet ışık gibi
Sebepsiz düşüyorsun ufuklarımdan
Damla damla çoğalıyor karanlık

***
Seni anlıyorum artık
Ve güllerimi uzatıyorum sana
Kırmıyor musun

SATAN UTANSIN

Kendi öz yurdumda ben miyim garip?
Beni bir köşeye atan utansın
Eğilmiyor diye,kurdu hor görüp,
İti el üstünde tutan utansın!..

Oğlumuz sokağa itiliyorken,
Ve kanına zehir katılıyorken
Yolda kızlarımız satılıyorken
Yatağında rahat yatan utansın!..

Ne canım mühimdi,ne de rahatım
Ne kanım kıymetli,ne de hayatım
Ne bedelim vardı,ne de fiyatım
Beni üç kuruşa satan utansın!..

Ben asiydim,ıslah edemezlerdi
Kurtların üstüne gidemezlerdi
Böyle koyun gibi güdemezlerdi
Beni bu sürüye katan utansın!..

Namusumuza el uzatan varsa,
Böyle durur muyduk,dünyalar dursa
Şu bayrak yerlerde çiğneniyorsa
Ayağa kalkmayan vatan utansın

“Bu devri yıkmayan vatan utansın!..”

Etiket Bulutu