FATİH ŞAHİN'LE PERİLİ ŞİİRLER

Archive for the ‘ALİ KINIK’ Category

SAVAŞÇI

Ben bir savaşçıyım,yıkılmam hemen
Savaşçılar,uzun uzun savaşır
Kaşların Darboğaz,saçların Yemen
Ömrüm,kırk cephede hazin savaşır

Bir gün meydan bomboş,ne ses ne seda
Bir gün,canevime saldırır veda
“Merhaba,hoşça kal “ ya da “elveda”
Benimle,amansız sözün savaşır

Beyaz bayrak çeksen,tuzak der,kanmam
Sana değil,aşka sırtımı dönmem
Güç tükense kollarında,inanmam
Yayın düşse,cilven,nazın savaşır

Sen,mağrur kumandan,kale’ni yıksan
Ve er meydanından yenilmiş çıksan
Ellerin zincirli,karşıma çöksen
Bakışların kurşun,gözün savaşır

Biz,aynı duvarda iki ayrı taş
Aynı kutlu yolda iki ülküdaş
Biz düşman değiliz,bu aşk bir savaş
Bir Bozkurtla hilal yüzün savaşır…

SENİN İÇİN

Senin için, var ya, vallahi senin için
Zorla tutunduğum şu hayatın
İpini çekmiyorsam,
Vallahi senin için….

Hani ben şair adamım,
Hesabım-kitabım olmadı hiçbir zaman
Şimdi kalemimi kıramıyorsam,
Çocukça bir hesabın içindeysem velhasıl,
Hesabını, kitabını, defterini,
Bir “ah” ile yakmıyorsam,
Vallahi senin için…..

Bir Allah bilir beni, bir de ben
Dişlerimi sıkıyorum ihanete şimdilik
Ya sabır diyorum,
Volta atıyorum,
Tesbih çekiyorum
Eğer ki hayatımdaki en son kahpenin,
Alnına sıkmıyorsam,
Vallahi senin için….

Benim eyvallahım yoktu kimseye
Son küfrümü etmediysem,
Son restimi çekmediysem,
Sustuysam ağzıma dolan en son sözümü,
Kumdan bir kale gibi ömrümü,
Düzenimi…yıkmıyorsam
Vallahi senin için….

Senin için bu korkum,
Bu cesaret senin için..
Sana rağmen yükselemem, senin için düşüyorum
Korkum sana helal olsun
Senin için ölemem ben, senin için yaşıyorum
Her gün serseri bir mayın gibi,
Yani eskisi gibi,
Sokağa çıkmıyorsam,
Vallahi senin için…..

BOZKURT’ UN BELASI

Ben,bir Türkmen köyünde yalnız açtım gözümü
Öptüm ve kabul ettim bu ak alın yazımı
Zalimlere biledim sazımı ve sözümü
Ey zalim Firavunlar,vurun beni,öleyim
Andolsun ki,ölmezsem,başınıza belayım

Beni hiç unutmayın,hak yolun kaçakları
Varlık savaşlarımda,sırtımın bıçakları
Ben göklerin oğluyum,alçağın alçakları
Gökler bulutlananda,vurun beni,öleyim
Andolsun ki,ölmezsem,başınıza belayım!

Unutmadım,toprağa dökülen yiğitleri
Ve onsekiz yaşında,gül dalı şehitleri
Ey gavur vicdanlılar,gavur patron itleri
Bir ölüm de bana şart,vurun beni,öleyim
Andolsun ki,ölmezsem,başınıza belayım

Bir milletin ahlakı talan oldu,sevinin
Onurlu günlerimiz yalan oldu,sevinin
Yolundan dönen oldu,yılan oldu,sevinin
Ben dönersem namerdim,vurun beni,öleyim
Andolsun ki,ölmezsem,başınıza belayım

Kapitalist,komünist çarkınız yere batsın
Gazeteniz,filminiz,şarkınız yere batsın
Küfür tek millet,tek ırk,ırkınız yere batsın
Medyatik silahlarla vurun beni,öleyim
Andolsun ki,ölmezsem,başınıza belayım

Düğün-dernekle gelin,bu milletin yurduna
Siz,kan derdine düşün,millet ekmek derdine
Canım feda olsundu,düşmanın da merdine
Lakin,mertçe olmadı,vurun beni,öleyim
Andolsun ki,ölmezsem,başınıza belayım

Ve siz,Kürşad soylular,haydi,ayağa kalkın!
Şehirliler,köylüler,haydi,ayağa kalkın!
Siz,ey Bozkurt huylular,haydi,ayağa kalkın
Diyelim ki,”susmak yok,vurun beni,öleyim
Andolsun ki,ölmezsem,başınıza belayım
Ben ölmezsem,vallahi,başınıza belayım!

BEN GÖÇÜYORUM DİLARA

BEN GÖÇÜYORUM DİLARA
Bu deniz deli,bu sandal kırık
Ve ellerim kan-ter içinde artık
Bütün ışıklara sırtımı döndüm,
Bütün ışıklardan kaçtım
Ben bir garip adamım Dilara,
Kör-kütük karanlıklara aşık…

Beni,üç odalı bir mahzene koymuşlar,
Kapılar kapatıyorum,kapılar açıyorum
Aşka susadığımda-bir ömür boyu-
Tenhalarda yıllanmış kanımı içiyorum
Bunu,ben seçiyorum!
Kimse bilmiyor Dilara,
Kapılar kilitli,
Ben göçüyorum,
Ben göçüyorum…

Ben,bu şehre bulutlarla girdim
Geceydi,siyahtı,kanım yağmıyordu,böyle değildi
İşte,beni terkettiler,atımı ürküttüler
Gümüş tepsilerde şiirler getirdiler
Cebim yoktu Dilara,param yoktu
Beni bitirdiler,
Beni bitirdiler…

Gelecek,biliyorum
At değil,bulut değil,kuş değil,
Biliyorum,beyaz değil
Bir şey gelecek
Bir şey gelecek,ben gideceğim
Kimse ağlamayacak Dilara,
Hiçkimse gülmeyecek
Bir boşluk,varlıksız,varlıksız ve kıyassız.
Ben,bütün şairlere dokundum,geçtim
Bütün şairlere,prenslere,bütün kurbağalara
Bütün kahramanları ben öldürdüm Dilara,
Ben öldürdüm sandılar.
Ben gideceğim,şairler doğacak,
Değnekler kırılacak
Bir şiirin en kanatlı yerinde,
Bir şey gelecek
Ya da bir şey gelmeyecek,
Ben gideceğim…

Say ki,bir uzun yol treni olsun zaman
Rastgele inilmiş bir bozkır istasyonu..
Bir yanlış adres olsun,bir yanlış adres,ömrüm
Öyle yalnız,yabancı ve gölgesiz.
Trenler geçer ya,geçmez değil,
Bağrımdan geçer trenler,
Biletim geçmez…
Beni,baştan aldattılar Dilara,
Beni unuttular,
Beni unuttular…

İSYAN BİLDİRİSİ

Gözlerimden kan süzülür,yaş değil
Bu onursuz savaş,dayanılır iş değil
Ey umarsız saltanat,ey başımdaki kırbaç!
Yalvarmak,eğilmek değildir asla
İsyandır bu,
İSYANDIR!…

Düşmanım,öldürür beni,beyaz bayrak astıramaz
Allah’tan gayrı hiç kimse şiirimi susturamaz
Ey Nemrut!
Bu ateş,İbrahim’in cenneti
Yangın yeri memleketim,yüreğim yangın yeri
Başım dumanlı,başım,
Benimle uğraşmayın!
Öfkem durulmuş değildir
İsyandır bu,
İSYANDIR!…

Düşman gelmiş kapımıza,süngüyle kovmamış mıyız?
Yedi cihanla döğüşüp, başını eğmemiş miyiz?
Nedir bu başımda dönen belalar,
Nedir bu onursuz parya kaderi?
Ey kelepçemin sahibi,
Ey zindanımın gardiyanı!
Bir köle çığlığı değil,
İsyandır bu,
İSYANDIR!…

YARIM NAR

Bir nar ömrü kadar sürüyor benim bu dinginliğim
Bağlarım bozuluyor, bağlarım çözülüyor
“Tamam işte diyorum, bir hayatım var,
Tamam işte, her şey yerli yerinde”
Bir bıçak değiyor, bir nar yarılıyor
Kadehim paramparça, sofram kızıl kıyamet
Ölümse ölüm, tamam, insan celladını bir kere tanır
Ay şahit, gece şahit, deniz şahit, bu med-cezir aşkına, bana gülme..
En durgun zamanımda..sen çıkıp gelme….

Bir çınar ömrü kadar sürüyor benim her ölüm ânım
Ölümler biriktiriyorum çocuklarıma, evet..
“Tamam işte diyorum, bir ölümüm var,
Tamam işte, her şey darmadağınık..”
Bir su değiyor damarlarıma, kuşlar konuyor yaralı dallarıma
Mevsim bahar, gözüm yağmur
Vuslatsa vuslat, tamam, insan sevdiğine kaç kez kavuşur
Uzak şahit, yakın şahit, boşluk şahit, ârâf aşkına, kapımı çalma..
En ağrısız ânımda…sen çıkıp gelme….

YASEMEN

Yaralı akşamlardan çıkıp gelmiştim
Ben bütün akşamlardan çıkıp gelmiştim
Belki seni böyle bulmamalıydım
Öyle kalmalıydı belki akşamlar
Yitik bir masal gibi,
Seni gözlerimde bulmamalıydım
Sonra ellerini tanıyordum, incecik
Sonra, kırılgan gözlerini
Susup, yüreğime süzüyordun
Yüreğim diyorum,
Yüreğim, YASEMEN
Ben hep kordan güllere tutunurdum, pür telaş
Ben hep tutunurdum avuçlarımda ateş
Yağmur hiç böyle yağmazdı ellerime
Ellerim diyorum,
Ellerim, YASEMEN
Bir bulut düşüyordu düşlerin ortasına
Ben, tepeden tırnağa ıslanıyordum
Hiç böyle görmemiştim aşkın iki yüzünü
Seni korkularla sevmek,
Seni hesapsızca sevmek,
Her şeye rağmen, işte seni sevmekti,
öncesi ve sonrası…
Şimdi bir bulut var yüreğimde gezinen
Şimdi yıldız yıldız gökyüzü yanıyor
Gökyüzü diyorum,
Gökyüzü,YASEMEN
İşte böyle kimsesiz her ânımda
Yani her ânımda,
Bir şiir sarıyor üşüyen düşlerimi
Oysa ben seni hiç tanımıyorum,
Ömrünün şiirine hiç dokunmadım
Sebebim, hayatın ortasında
eğreti duruşundu
Ve ben bir kumar oynadım, ikimiz adına
Birimiz kaybettik
Mutlaka kaybettik…
Şimdi, şu dalgalar çarpmıyor mu bağrıma,
Bir yerlerde senin adın kanıyor
Kanıyor diyorum,
Kanıyor, YASEMEN
Ürkek bakışlarım avuçlarında işte
Türkü dolu kalbim bakışlarında
Seni bile bile seviyorum, bilesin
Seni, bile bile kaybediyorum
Bilir misin, ömrümün sonrası nedir?
Sonrası diyorum,
Sonrası, YASEMEN
Bir gün rüzgârınla çekip gideceksin
Gideceksin, bilmiyorum
Vazgeçilebilir dostlar bırakacaksın bu şehirde
Beni terk ettiğini bilmeyeceksin
Sonra, gözlerimde tutuşacaksın
Gözlerim diyorum,
Gözlerim YASEMEN

Etiket Bulutu