FATİH ŞAHİN'LE PERİLİ ŞİİRLER

Archive for Mart, 2011

BARİ SESİNİ VER

sustu rüzgar
yağmur sustu
dal sustu
yaprak sustu

kaldırımda ayak sesi sustu
sustu sokak
cadde sustu
bu şehir sustu…

sazımda tel sustu
sustu türkü
kağıtta kalem sustu
şiir sustu

bir sesini duyamadım…

ŞAHBEYİT
FATİH ŞAHİN IŞIK

ÖPEYİM Mİ

oysa acı düştü payımıza
çekilesi yanı kalmasa da…

şimdi
seher vaktine yenik düşmüş şairlerin
şiirlerini çalarım ceplerinden
serenat olsun diye

şimdi
avaz avaz susarken
bir çocuğun hüznüyle
sussam yüzünün gölgesinde

sana gelsem
hani sorgusuz sualsiz yürüsem yolları
hani utangaç…

öpeyim mi..

ŞAHBEYİT
FATİH ŞAHİN IŞIK

İNCE SIZI

SABAH OLDUĞUNDA YEPYENİ BİR UMUTLA KALKARIM SANIRIM.
İÇİMDE YENİ HEYACANLAR  DA UYANIR SANIRIM.
AMA YANILIRIM.YANILIR MIŞIM…
HİÇ BİR ŞEY DEĞİŞMEZ HAYATIMDA.
SADECE GEÇEN BİR GÜN KALIR GERİDE.
AMA HER ŞEY AYNI ŞEKİLDE DEVAM EDER SANKİ.
BOŞ ,ANLAMSIZ,YAPMACIK…
ÖMRÜMDEN ÖMÜR GİDER SADECE.
UYKUMU ALMIŞ OLURUM BİRAZCIK DA…
O KADAR.
KALBİMDE İNCE Bİ SIZI VAR Kİ.
O HER SABAH KALDIĞI YERDEN DEVAM EDER SIZLAMAYA.
UMUDU HAYAL ETMEK BOŞUNA YANİ.
GECE OLUR.UYUMAK İÇİN BİN BİR TELAŞE ÇEKER BEDENİM.
SABAH OLUR UYANABİLİRSEM KALKARIM.
UYANAMAZSAM BİL Kİ!!!!
BİTMİŞTİR O İNCE SIZI…

Bu Zindan, Bu Kırgın, Bu Can Pazarı

Gördüler
Yedi cihan,
İn, cin Kaf dağının ardındakiler,
Kıtlık da kıran da olsa
Gördüler analar neler doğurur
Aman aman hey…

Dünyalar vardır elvan,
Bir su damlasında, bir kıl ucunda,
Meyvalar vardır, meyvalar,
Ağacı, omcası yok,
Sana vurgun, sana dost.
Beride Kabil’in murdar baltası
Ve kan değirmenleri,
Kader kahpesi.
Beride borazancıları o puşt ölümün,
Hazır ırzını vermeğe
Yiğitler vuruldukça.
Timsah kısmı çünkü yavrusunu yer
Akarsu duruldukça.
Cadı, yalan hamurunu dağ – dağ yoğurur
Aman aman hey

Bu zindan, bu kırgın, bu can pazarı,
Macera değil.
Yaşamak, sade “yaşamak”
Yosun, solucan harcıdır.
Öyle açar ki murat.
Susuz, güneşsiz de kalsa, koparılsa da
Şavkı, bulut güllerinden daha bir suna,
Daha bir burcu – burcudur.

Bu zindan, bu kırgın, bu can pazarı
Macera değil
Sardığım toprağımın altın sabrıdır.
O sert, erkek hüznüdür lahza başında
Cıgara değil.
Ve sevgilim uykusunda bağrır
Aman aman hey…

Meltemin bir tadı, ustura ağzı
Biri, kız memesi, tılsım,
Yağmurun bir damlası süzülmüş küfür,
Bir damlası, aşk.
Senin uykuların hayın,
Düşlerin kardeş.
Duyar mısın, anlayıp sızlar mısın ki?
Gece, samanyollarında rüzgar çıkıncayadek,
Mısralarım kardeş – kardeş çağırır
Aman Aman hey…

Serabın bir sonu vardır,
Ufkun, sıradağın sonu.
Uçarın, kaçarın bir sonu vardır
Senin sonun yok.
Mandaların, kavakların pazarı olur,
Senin pazarın olamaz.
Sensiz nar çatlamaz, bebek gııı demez.
Beni böyle şair, dizane etmez,
Kızımın çatal göğsü.
Senin yüzün suyu hürmetinedir
Buğdalara, cevizlere yürüyen
Kara toprağın ak südü…

Bir bilsen kimlere tasa, kedersin,
Anlar mısın, şaşırıp ağlar mısın ki?
Bir bilsen kardeşlerim ne can çocuklar
Ve bilsen nasıl vurur beni bu duvar.
Akşam – akşam, kara sevdam ağırır
Aman, aman hey…
Ahmed Arif

Akşam Erken İner Mahpushaneye

Akşam erken iner mahpushaneye.
Ejderha olsan kar etmez.
Ne kavgada ustalığın,
Ne de çatal yürek civan oluşun.
Kar etmez, inceden içine dolan,
Alıp götüren hasrete.

Akşam erken iner mahpushaneye.
İner, yedi kol demiri,
Yedi kapıya.
Birden, ağlamaklı olur bahçe.
Karşıda, duvar dibinde,
Üç dal gece sefası,
Üç kök hercai menekşe…

Aynı korkunç sevdadadır
Gökte bulut, dalga kaysı.
Başlar koymağa hapislik.
Karanlık can sıkıntısı…
“Kürdün Gelini”ni söyler maltada biri,
Bense volta’dayım ranza dibinde
Ve hep olmayacak şeyler kurarım,
Gülünç, acemi, çocuksu…

Vurulsam kaybolsam derim,
Çırılçıplak, bir kavgada,
Erkekçe olsun isterim,
Dostluk da, düşmanlık da.
Hiçbiri olmaz halbuki,
Geçer süngüler namluya.
Başlar gece devriyesi jandarmaların…

Hırsla çakarım kibriti,
İlk nefeste yarılanır cigaram,
Bir duman alırım, dolu,
Bir duman, kendimi öldüresiye,
Biliyorum, “sen de mi?” diyeceksin,
Ama akşam erken iniyor mahpushaneye.
Ve dışarda delikanlı bir bahar,
Seviyorum seni,
Çıldırasıya…
Ahmed Arif

BİR CÜMLE

AYIKUŞLARI NEREDE YAŞAR

şimdi hangi lugate sarılsam
aciz kalıyorum
sensizliğin orta yerinde

artık kimin olursa olsun
hece, kafiye
şiirler kimin olursa olsun
senden beklediğim
tek bir cümle…

içimdeki çığlıkta kaybettim sesini
düğümlenip boğazımda
yumruk gibi…
tükendi nefesim tükencek…

şimdi vakit bahar
sevdiğim…
hani gözlerin…
sesin hani

şimdi hangi lugate sarılsam
aciz kalıyorum
sensizliğin orta yerinde

sevdiğim…

bir cümle…

ŞAHBEYİT
FATİH ŞAHİNI ŞIK

HERŞEYE RAĞMEN

SON ÇIRPINIŞLARIM BUNLAR DEĞİL Mİ?
ÖYLE Bİ UZAK NOKTADAYIM Kİ SANKİ.
KENDİ KENDİME BİLE YABANCI
KENDİ KENDİME BİLE YALANCI OLMUŞUM.

…YÜREĞİME SÖZ GEÇMİYOR NE YAPAYIM?
DİL BAŞKA SÖYLÜYOR,YÜREK BAŞKA…
MANTIĞIM SA KARMAN ÇORMAN.
ONA SÖZ DÜŞMÜYOR YANİ.

BEN HEP YANLIŞ ANLAŞILMAKTAN,
KANDIRILMAKTAN,ALDATILMAKTAN KORKTUM.
BEN HİÇ YANLIŞ YAPMADIM Kİ!!SUÇUM YOK Kİ.
TEK SUÇUM SEVMEK.

YILLAR YILI BU SEVDADAYIM BEN.
BAŞKASINI GÖRMEDİM..GÖREMEDİM.
YÜREĞİM Bİ TEK BU SEVDADA TUTUKLU KALDI.
SONSUZA KADAR…

BELKİ KENDİ KENDİME BİR ÇIRPINIŞ İÇİNDEYİM
KURUNTULARIMIN EFENDİSİYİM,AMA BİTTİ ARTIK.
MANTIĞIMA SÖZ HAKKI VERMİYORUM.
HERŞEYE RAĞMEN YÜREĞİMLE SEVİYORUM.

Etiket Bulutu